Spotlight bu kez odağını, bir remiksle başlayıp art arda hit üreten bir kariyere dönüşen bir hikâyeye çeviriyor. Fransız prodüktör Feder, elektronik müziğin sıradanlaşan formüllerine meydan okuyan atmosferik synth dokunuşları ve bağımlılık yaratan melodileriyle bugün sahnenin en güvenilir isimlerinden biri. Nereden başlamalı, bu kadar çok hit’i art arda üretebilmesinin sırrı ne ve onu sahnede izlemek neden özel bir deneyim? Bu kısa rehber, ışıklar sönmeden önce Feder’in dünyasına adım atmak isteyenler için hazırlandı.
Nereden başlamalı?
Goodbye ile. Adının aksine bir veda değil, tam tersine büyük bir başlangıç olan bu parça, Feder’e giriş yapmak isteyenler için hâlâ en doğru kapı. Feder’in dünyasında minimalist deep house’un zarafeti, pop’un akılda kalıcılığıyla buluşuyor; melodiler sade ama etkisi kalıcı. Bir yandan dans pistini hareket ettiren bir yapı kurarken diğer yandan atmosferik, neredeyse sinematik bir duygu katmanı ekliyor.
Bilmeniz gerekenler:
Gerçek adı Hadrien Federiconi olan Feder, Güney Fransa’daki Nice’te büyüdü. Henüz 20 yaşındayken Londra’da yaşarken prodüksiyona başladı, ardından Fransa’ya dönüp ses mühendisliği eğitimi aldı ve Paris’e yerleşti. Burada kendini hızla deep-house sahnesine bıraktı; kendine has pop yorumunu çevresinde duyduklarıyla harmanladı. Kariyerindeki ilk büyük dönüm noktası 2014’ün başında geldi: dünyaca ünlü müzisyen Rodriguez’in Sixto parçasına yaptığı remiks, Hype Machine listelerinde 3 numaraya kadar yükselerek Atlantic Records’un dikkatini çekti.
Bu ilginin ardından 2015’te yayımladığı Goodbye (ft. Lyse), 22 ülkede iTunes listelerinde 1 numaraya yükseldi; Fransa Shazam listesinde yedi hafta zirvede kaldı, Rusya ve Türkiye’de de 1 numaraya ulaştı ve o yaz boyunca Avrupa’nın dört bir yanında radyolarda yoğun biçimde çalındı. Parça, kendisine NRJ DJ Awards’ta “Yılın En İyi Yeni Fransız DJ’i” ödülünü de kazandırdı — ama bu daha sadece bir başlangıçtı.
O günden bu yana Lordly, Breathe, Keep Us Apart, Control ve Parigo gibi hitlere imza atan Feder; Jen Jis, Dan Caplen, Bryce Vine ve Sadek gibi isimlerle iş birlikleri yaptı. 2018’de Fransız müziğinin efsanevi ismi Mylène Farmer’ın Désobéissance albümünde altı parçanın prodüksiyonunu üstlenerek çok yönlü bir prodüktör olduğunu kanıtladı; 2024’te yayımladığı afro-house etkili Kayes ise sınırları zorlamaya devam ettiğinin en güncel örneği oldu. Bugün 1,5 milyarı aşkın dijital dinlenmeye ve 300 milyondan fazla YouTube görüntülenmesine ulaşan Feder, yalnızca bir DJ değil, stüdyodan sahneye uzanan yaratıcı vizyonuyla gerçek bir müzik prodüktörü olarak tanınıyor.
Arkadaş ortamında lazım olabilir:
Feder’in Breathe parçasının söz yazarları arasında bir isim var ki, elektronik müzik dünyasında tesadüf gibi görünmüyor: Depeche Mode’un efsanevi söz yazarı Martin Gore. Yani Feder’in kataloğunda, tamamen farklı bir jenerasyondan gelen bir post-punk/synth-pop efsanesiyle ortak bir imza bulunuyor. Bir başka detay: Feder’in 2024 yazında Paris’in ikonik açık hava mekânlarından Clairière’de düzenlediği SAFANA etkinlik serisi, tüm biletleri tükenerek onun yalnızca stüdyoda değil sahnede de nasıl bir çekim gücüne sahip olduğunu gösterdi.
Neden PSM'de?
Feder’in sahne performansı, bir DJ setinin ötesine geçen, görsel ve işitsel unsurların bir arada kurgulandığı bütünlüklü bir deneyim sunuyor. SAFANA’nın kapalı gişe başarısının ardından 2025’te Avrupa turnesine çıkan Feder, hit dolu kataloğunu bu kez Zorlu PSM’deki performansına özel hazırladığı bir AV şov ile %100 Studio’ya taşıyor. Elektronik müzik prodüksiyonlarını canlı görsel kompozisyonlarla harmanlayan bu görsel-işitsel (Audio/Visual – A/V) konsept, Feder (AV) adıyla 28 Ekim 2026 akşamı saat 21:30’da sahne alacak. Sesin görüntüyle tam olarak örtüştüğü bu özel gösteri, elektronik müziğin en yenilikçi isimlerinden birini standart bir DJ setinin ötesinde, bütünlüklü bir sahne deneyimiyle canlı izlemek için iyi bir fırsat.
Şunları seviyorsanız onu da seversiniz...
Ofenbach, Kungs, Robin Schulz, electro, tech house, deep house, atmosferik pop prodüksiyonları, Fransız elektronik sahnesi, açık hava festival setleri, akılda kalıcı vokal hook’lar ve bir remiksin bazen koca bir kariyerin kapısını açabileceğine inananlar.