Spotlight bu kez odağını pop, punk ve rap’i kendi kurallarıyla harmanlayan, rengârenk ve pervasız bir sese çeviriyor. Kuzey Londra’nın enerjisiyle büyüyen Milly Toomey, Girli adıyla sahneye çıktığı andan itibaren “kız gibi” olmanın ne demek olduğunu sorgulayan, kendi şartlarını kendi belirleyen bir sanatçı kimliği kurdu. Üçüncü albüm dönemine girerken bu kez samimi bir yerden konuşuyor. Nereden başlamalı, Girli’yi bu kadar özgün kılan ne ve onu sahnede izlemek neden bu kadar keyifli? Bu kısa rehber, ışıklar sönmeden önce Girli’nin kaotik ve içten dünyasına adım atmak isteyenler için hazırlandı.
Nereden başlamalı?
So You Think You Can Fuck With Me Do Ya ile. Girli’ye giriş yapmak, kimsenin izin vermesini beklemeden kendi sesini bulmuş biriyle tanışmak gibi. Bubblegum pop’un tatlılığı, punk’ın öfkesi ve rap’in doğrudanlığı onun dünyasında aynı şarkı içinde bir araya gelebiliyor. Bir yandan neon pembe saçları ve enerjik sahne diliyle eğlenceli bir gösteri sunarken diğer yandan kimlik, cinsellik ve ruh sağlığı gibi konularda hiç çekinmeden konuşuyor.
Bilmeniz gerekenler:
Gerçek adı Amelia “Milly” Toomey olan girli, Kuzey Londra’da büyüdü ve on dört yaşında bir Tegan and Sara konserinden ilham alarak müzisyen olmaya karar verdi. Kısa süre sonra kurduğu bir grubun ardından, kendi deyimiyle biraz “kontrolcü” bir kişiliğe sahip olduğu için yalnız kalınca solo bir isim aradı ve Girli doğdu; hem kız çocukluğuna dayatılan klişelere bir gönderme hem de o klişeleri tersyüz etmenin bir yolu olarak. 2015’teki bu tavizsiz ilk single’ının ardından Girls Get Angry Too ve Day Month Second gibi parçalarla adını duyuran girli, 2019’da ilk albümü Odd One Out’u, 2023’te ise ilk kalp kırıklığını merkezine alan Matriarchy albümünü yayımladı.
Şimdi ise üçüncü albüm dönemine hazırlanıyor. Bu yılın başında dokuz ay içinde bir albüm tamamlama hedefiyle şarkı yazmaya başlayan Girli, tüm süreci hayranlarıyla adım adım paylaştı. 8 Mayıs 2026’da çıkacak "It’s Just My Opinion", sanatçıyı müzikal köklerine yeniden bağlayan bir çalışma: Kuzey Londra’da büyüyen bir genç olarak beslendiği indie sleaze döneminin keskin ve enerjik ruhunu, bugün bir konser mekânının titreşimine dönüştürüyor. Başarı ölçütlerinin sürekli değiştiği bir endüstride on yılı aşkın süredir sahnede kalabilmiş olmak da Girli’nin en çok gurur duyduğu şeylerden biri.
Arkadaş ortamında lazım olabilir:
Girli’nin sahne adı aslında bir isyanın ürünü: on dört yaşında kurduğu ilk grubu, kendi ifadesiyle fazla kontrolcü olduğu için onu terk edince, “kız gibi” olmaktan hep kaçındığı için maruz kaldığı baskıyı tam tersine çevirip bu ismi seçti. Bir diğer eğlenceli detay: Girli, 1970’lerin İngiliz punk sahnesindeki kadın müzisyenlerin anlatılmamış hikâyelerini araştırmayı seviyor. Ayrıca ailesinde sahne performansı bir gelenek; eğlence dünyasından gelen bir aile içinde büyümüş olması, sahnede bu kadar rahat hissetmesinin sırlarından biri olabilir.
Neden PSM'de?
Çünkü Girli’nin sahne performansı, plak kayıtlarındaki enerjiyi kat kat büyüterek izleyiciye taşıyor. All Points East, Latitude Festival, Mighty Hoopla, SXSW ve Mad Cool gibi büyük festivallerde binlerce kişiyi coşturan sanatçı, Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya turnelerinde bu enerjisini kanıtladı. 9 Ekim’de %100 Studio’da gerçekleşecek bu konser, üçüncü albüm dönemine adım atan Girli’yi hem yeni hem de tanıdık şarkılarıyla en yakından deneyimlemek için iyi bir fırsat.
Şunları seviyorsanız onu da seversiniz...
Tegan and Sara, indie sleaze dönemi ve estetiği, PC Music, bubblegum pop ile punk’ın buluşması, neon renkler ve vintage vinil eteklikler, dertleşir gibi şarkı sözleri ve kendi kurallarını kendi yazan sanatçılara inananlar.