-Selam Ersin, seni biraz tanıyabilir miyiz?
10 seneyi aşkın süredir Kurumsal Marka Yönetimi ve Pazarlama İletişimi alanında çalışıyorum. 2011 yılında başlattığım müzik blogu Listen Before You Love’da yabancı müzisyenlerle röportajlar, albüm kritikleri, konser ve festival haberleri yazıyorum. Yazdığım yazılar ve röportajlar Artful Living, Dergy gibi farklı mecralarda da yer alıyor. 2018’den beri İstanbul Caz Festivali’nin Danışma Kurulu üyeliği görevini sürdürüyorum. Bir süredir İpek Atcan’la birlikte “Şehirde Ne Var?” isimli haftalık yayımlanan bir podcast hazırlıyorum.
-Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ni senin için özel kılan nedir?
Konserlerden tiyatroya, dans gösterilerinden büyük sahne showlarına kadar geniş bir yelpazede kültür sanat programı sunabilmesi, ses/ışık/sahne sistemiyle dünya standartlarında performanslara ev sahipliği yapabilmesi ve tabii ki merkezi konumu ile İstanbul gibi bir şehirde oldukça kolay ulaşılabilir olması.
-Zorlu PSM'de en çok zaman geçirmeyi sevdiğin nokta neresi?
Mevsimin müsaade ettiği dönemlerde kesinlikle Amfi. Bu alanın kendine has bir atmosferi var. Burada insanlarla sohbet etmek ya da müzik dinlemek oldukça keyifli. İç kısımda ise tabii ki Cheers. Etkinlik öncesi -hatta bazen arası- ve sonrasında bir şeyler atıştırmak ya da içmek için harika bir seçim.
-Zorlu PSM'de sence hangi etkinlik türleri daha eğlenceli geçiyor? Rock konserleri mi, yoksa elektronik müzikli partiler mi sana daha çok hitap ediyor?
Elektronik müzik insanı olduğumu çok söyleyemem fakat farklı janraları içeren festivaller sanırım en eğlendiğim etkinlikler oluyor. Bu etkinliklerde daha erken saatlerde sahne alan isimleri keşfetmeyi ayrıca seviyorum.
-Zorlu PSM'de katıldığın etkinlikleri düşünürsen, bize bir 'en iyiler' listesi yapar mısın?
Baxter Dury ve Opus Kink performanslarını hala unutamıyorum. Bunların dışında tabii ki Franz Ferdinand, Metronomy, Kid Francescoli, Alexandra Savior, Arctic Monkeys ve Alt-J ilk aklıma gelenler. Son olarak Mart ayında izlediğimiz Cosmic Crooner da bu listeye girmeyi hak ediyor. Oldukça sürpriz bir performanstı ve kesinlikle tekrar izlemek isterim.
-Zorlu PSM’de gerçekleşmiş ve etkisinden çıkamadığın bir etkinlik seçmek zorunda olsan, hangisini seçerdin?
Aslında çok var ama bir tane seçmek zorundaysam Baxter Dury diyeceğim. Kendisi efsane İngiliz müzisyen Ian Dury'nin fani dünyamıza yegane mirası ve Türkiye’deki ilk konseriydi. Sahne showu ve şarkılarıyla harika bir gösteriydi. 2023 yılında Malaga’da bir festivalde daha kendisini izleme fırsatı yakaladım ama Zorlu PSM’deki performansının tadı yoktu gerçekten.
-Müzik endüstrisindeki gelişmeleri yakından takip eden bir profesyonel olarak, Zorlu PSM'nin nasıl bir misyonu olduğunu düşünüyorsun?
PSM’nin “Dünyan Değişsin” mottosunu çok seviyorum. Konuyu o kadar güzel özetliyor ki. Çeşitli sanat disiplinlerini bir araya getirerek sanatı ve kültürel etkileşimi teşvik etmek, genç yeteneklere alan açmak, bizlere dünya standartlarında sanat deneyimleri sunarak “dünyamızı değiştirmek” gibi bir misyonu olduğunu düşünüyorum.
-Yakın gelecekte Zorlu PSM'de en çok izlemek istediğin sanatçı kim?
The Last Dinner Party, lütfen 😊
CATT, Glass Ear, J.Bernardt, Say Yes Dog, Nightbus ve hazır yeni şarkılarıyla aramıza dönmüşken Bat For Lashes da hiç fena olmaz.