SPOTLIGHT: SYML

Spotlight, bu kez odağını büyük duyguları küçük ve kırılgan anların içine sığdırabilen bir şarkı yazarına çeviriyor. 3 Nisan'da Turkcell Sahnesi'nde izleyeceğimiz SYML’ın dünyasında piyano melodileri, atmosferik gitarlar ve Brian Fennell’ın dingin vokali; aşk, kayıp, özlem ve aidiyet duygularıyla buluşuyor. Nereden başlamalı, şarkıları neden ilk dinleyişte bile bu kadar tanıdık hissettiriyor ve onu canlı izlemeyi bu kadar özel kılan ne? Bu kısa rehber, sahne ışıkları yanmadan önce SYML’ın dünyasının kapısını aralıyor.

Nereden başlamalı?

Where’s My Love ile. Ya da Fear of the Water ile. Ya da Girl ile. SYML’a giriş yapmak, gece herkes gittikten sonra tek başınıza kalan bir odada çalan müziği biraz daha açmak gibi. Minimal piyano melodileri, atmosferik elektronik dokular ve Fennell’ın kırılgan vokali, gösterişli olmadan büyük duygular yaratıyor. SYML’ın müziğinde sessizlikler de en az notalar kadar önemli.

Bilmeniz gerekenler:

SYML, Seattle merkezli müzisyen ve şarkı yazarı Brian Fennell’ın solo projesi. Daha önce Barcelona grubunun solisti olarak tanınan Fennell, SYML adı altında çok daha kişisel ve içe dönük bir müzikal dünya kurdu. Piyano merkezli indie pop’tan ambient ve elektronik dokulara uzanan şarkıları, sadelikten güç alan sinematik bir anlatı yaratıyor. Where’s My Love ile dünya çapında geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan SYML, zamanla melankoliyi umutla yan yana getiren kendine özgü bir şarkı yazarlığı dili oluşturdu.

Arkadaş ortamında lazım olabilir:

“SYML”, Galce’de “basit” anlamına geliyor. Bu isim, Fennell’ın müziğe yaklaşımını da oldukça iyi özetliyor: Bir duyguyu anlatmak için mümkün olduğunca az şeye ihtiyaç duymak. Üstelik Galce bir isim seçmesinin arkasında kişisel bir bağ da var; evlat edinilen Fennell, biyolojik kökenlerini araştırırken Galler bağlantısını keşfetti. SYML’ın aidiyet, kimlik ve eve dönme hissi etrafında dolaşan şarkıları düşünüldüğünde, projenin adı daha da anlam kazanıyor.

Neden PSM’de?

Çünkü SYML’ın müziği kalabalığı susturabilen türden. Piyano, gitar, atmosferik sesler ve Fennell’ın vokali bir araya geldiğinde en küçük detay bile konserin parçasına dönüşüyor. 3 Nisan’da Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek buluşma, SYML’ın kayıtlarında kurduğu o kırılgan ve sinematik dünyayı sahnede deneyimlemek için özel bir gece vadediyor. Çünkü bazen bir konserin en güçlü anı, herkesin aynı anda sessizleştiği andır.

Şunları seviyorsanız onu da seversiniz...

Bon Iver, Novo Amor, Hozier, Ben Howard, Ólafur Arnalds, yağmurlu geceler, boş sokaklarda uzun yürüyüşler, piyano başında başlayan şarkılar, bağımsız filmlerin final sahneleri, kulaklıkla dünyadan birkaç dakikalığına uzaklaşmak ve sessizliğin de müziğin bir parçası olabileceğini hatırlatan şarkılar.

BUNLAR DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR