Spotlight bu kez odağını, Cezayir’in siyasi kargaşasından Paris’in büyük sahnelerine uzanan bir sesin sahibine çeviriyor. Uzun süre Joan Baez ve Tracy Chapman ile karşılaştırılan Souad Massi, chaâbi’nin köklerini folk, rock ve fado ile harmanlayarak kendine has, evrensel bir dil kurdu. Nereden başlamalı, onu bu kadar özgün kılan ne ve sahnede izlemek neden bu kadar anlamlı? Bu kısa rehber, ışıklar sönmeden önce Souad Massi’nin özgürlük ve direnişle yoğrulmuş dünyasına adım atmak isteyenler için hazırlandı.
Nereden başlamalı?
Raoui ile. Ya da Ghir Enta ile. Ya da Dessine-Moi Un Pays ile. Souad Massi’ye giriş yapmak, akustik gitarın sadeliğiyle anlatılan büyük bir hikâyeye kulak vermek gibi. Arapça ve Fransızca arasında geçiş yapan sesi, bir yandan Kuzey Afrika’nın kadim melodilerini taşırken diğer yandan folk ve rock’ın doğrudanlığıyla konuşuyor. Kırılgan ama bir o kadar da kararlı bir müzik bu.
Bilmeniz gerekenler:
Souad Massi, 1972’de Cezayir’in Bab el-Oued semtinde, Kabiliye kökenli, müzikseverliğiyle bilinen bir ailede dünyaya geldi. Küçük yaşta gitar ve klasik müzik eğitimi alan, Arap-Endülüs geleneğiyle büyüyen Massi, gençliğinde flamenko grubu Trianas d’Alger ile sahneye çıktı. 1990’ların başında ise siyasi duruşuyla bilinen rock grubu Atakor’a katıldı; grubun artan popülaritesi ve politik şarkı sözleri kısa sürede onları hedef hâline getirdi. Aldığı ölüm tehditlerinin ardından Massi, Cezayir’i terk edip Paris’e yerleşmek zorunda kaldı.
1999’da Paris’teki “Femmes d’Algérie” festivalinde sahne alması, kariyerinin dönüm noktası oldu ve kendisine bir plak anlaşması kazandırdı. 2001’de yayımladığı ilk uluslararası albümü Raoui, chaâbi’yi folk ve rock ile harmanlayan, kişisel ve politik temaları bir arada taşıyan bir çalışmaydı; 100 binin üzerinde sattı ve Massi’yi Avrupa’da bir yıldıza dönüştürdü. Deb (2003), Mesk Elil (2005), El Mutakallimûn (2015), Oumniya (2019) ve Sequana (2022) albümleriyle yoluna devam eden sanatçı, Mart 2026’da yayımladığı Zagate ile bu yeni Türkiye turnesine eşlik ediyor; albüm, özgürlük ve adalet temalarını bir kez daha merkezine alıyor.
Kariyeri boyunca birçok Altın Plak ve Fransa’nın Victoires de la Musique ödülünü kazanan Massi, 2023’te Folk-Singer/Songwriter kategorisinde prestijli Preis der deutschen Schallplattenkritik (Alman Plak Eleştirmenleri Ödülü)’ne layık görüldü; 2017’de ise Fransa’da Officier des Arts et des Lettres unvanına yükseltildi.
Arkadaş ortamında lazım olabilir:
Souad Massi’nin müzikle ilişkisi aslında zor bir dönemde şekillendi: ergenlik yıllarında depresyonla mücadele eden sanatçıyı, ağabeyi Hassan müzikle yeniden hayata bağladı. Bir başka ilginç detay: müziğe tam zamanlı yönelmeden önce şehircilik okuyan ve mimarlık alanında çalışan Massi, iki hayat arasında denge kuramayınca işini bırakıp tamamen müziğe adadı kendini. Ayrıca Raoui şarkısı, Sacha Baron Cohen’in The Dictator filminin soundtrack’inde de yer aldı; yani onu sinema aracılığıyla tanıyanlar da az değil.
Neden PSM'de?
Çünkü Souad Massi’nin sahne performansı, akustik gitarın sadeliğiyle güçlü bir duruşu aynı anda taşıyor. Özgürlük ve adalet değerlerinden beslenen bu yeni turne, hem müzikal evreninin hem de duruşunun sınırlarını zorlayan son albümü Zagate’in de bir yansıması. 18 Kasım’da Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek bu buluşma, Cezayir’den Paris’e uzanan bir hikâyeyi ve otantik bir sesi en yakından deneyimlemek için iyi bir fırsat.
Şunları seviyorsanız onu da seversiniz...
Joan Baez, Tracy Chapman, Joni Mitchell, chaâbi, Arap-Endülüs müziği, akustik folk-rock, Kuzey Afrika diasporasının sesleri, politik şarkı sözleri, sade ama etkileyici sahne performansları ve müziğin bazen bir direniş biçimi olabileceğine inananlar.