SPOTLIGHT: SEREN SARAÇ

Spotlight bu kez odağını, Anadolu’nun köklerini elektronik dokularla buluşturan genç bir sese çeviriyor. İstanbul’da klasik Türk müziği eğitimiyle başlayıp bugün Nürnberg’de müzik ve yapay zekâ üzerine çalışmalarını sürdüren Seren Saraç, alternatif, elektronik ve indie pop arasında kendine özgü bir alan yaratıyor. Nereden başlamalı, onu bu kadar farklı kılan ne ve sahnede izlemek neden merak uyandırıcı? Bu kısa rehber, PSM Loves2Gather kapsamındaki buluşma öncesinde Seren Saraç’ın dünyasına adım atmak isteyenler için hazırlandı.

Nereden başlamalı?

YEKTE ile. Ya da ŞEKER OĞLAN ile. Ya da GURBET ile. Seren Saraç’a giriş yapmak, sazın ve mey’in tınısıyla synth’lerin yan yana durduğu bir dünyaya adım atmak gibi. Bir yandan Anadolu ezgilerinin tanıdıklığını hissedersiniz, diğer yandan elektronik dokular sizi bambaşka, daha çağdaş bir atmosfere çekiyor. Sultry ve duygusal vokali, bu iki dünya arasındaki köprüyü kuran temel unsur.

Bilmeniz gerekenler:

1998’de İstanbul’da doğan Seren Saraç, müzik eğitimine İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda başladı, ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde müzikoloji okudu. Bugün ise Nürnberg Müzik Yüksekokulu’nda müzik ve yapay zekâ alanında çalışmalarını sürdürüyor. 2018’de yayımladığı ilk single’ı Görmüyorsunuz ile dijital platformlarda adını duyuran sanatçı, 2019’da çocuk şarkıları albümü Ninni Bebeğim’e de katkıda bulundu.

Kendine has sound’unu klavye, e-bas ve saz gibi enstrümanları bir arada kullanarak kuran Seren Saraç, şarkılarında Türk müziğinin akustik ve elektronik unsurlarını harmanlıyor. Kenan Yılmaz ile birlikte imza attığı Karavan Günlükleri EP’si (2022) ve Sen Bir Aysın gibi iş birlikleriyle dikkat çeken sanatçı, son dönemde ŞEKER OĞLAN, GURBET, YEKTE ve Y4R4 gibi single’larla alternatif pop, elektronika ve synthwave arasında gidip gelen bir katalog oluşturdu.

Arkadaş ortamında lazım olabilir:

Seren Saraç’ın enstrüman yelpazesi oldukça geniş: piyano ve ukulele çalmasının yanı sıra geleneksel bir Türk nefesli çalgısı olan mey de repertuvarında yer alıyor. Bugün İstanbul’dan Nürnberg’e uzanan bir hayat süren sanatçı, müziğini yalnızca geçmişle değil geleceğe dair sorularla da besliyor; müzik ve yapay zekâ üzerine sürdürdüğü akademik çalışmalar da bunun bir göstergesi. Sosyal medyada düzenli olarak kendi müzik videolarını paylaşması, onu dinleyicileriyle sürekli ve samimi bir bağ kuran genç sanatçılardan biri hâline getiriyor.

Neden PSM'de?

Çünkü Seren Saraç’ın müziği, Anadolu’nun köklerini elektronik bir dille yeniden yorumlayan, genç ve keşfedilmeye değer bir ses. PSM Loves2Gather etkinlik serisi kapsamında 19 Mart 2027’de %100 Studio’da gerçekleşecek bu buluşma, geleneksel ile çağdaşın kesiştiği bu özgün dünyayı yakından deneyimlemek için iyi bir fırsat.

Şunları seviyorsanız onu da seversiniz...

Anadolu rock’ı, synthwave, elektronik dokulu indie pop, saz ve mey’in modern prodüksiyonlarla buluşması, genç ve bağımsız şarkı yazarları, samimi ve duygusal vokaller ve müziğin geçmişle geleceği aynı anda taşıyabileceğine inananlar.

BUNLAR DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR