MASONN: TARİH VE BELLEKLE KOREOGRAFİK BİR DİYALOG

MERVE DARENDE ÖNDER - VOX ARTISTICA

Istanbul Fringe Festival kapsamında, 25 Eylül'de %100 Studio'ya konuk olacak Compagnie Boukousou'nun büyüleyici eseri “MASONN” (Walls), izleyiciyi küreselleşme çağında ötekilik ve sınırlar üzerine düşündüren, post-kolonyal mirasın izlerini taşıyan çağdaş bir dans performansı ile buluşturuyor.

Sanatın ve düşünce tarihinin kesişim noktasında duran bazı kavramlar, insan deneyiminin derinliklerine inerek varoluşsal sorgulamalara kapı aralar. Bu bağlamda, “ötekilik algısı”, görünüşte sezgisel olsa da aslında “öteki” tanımlaması ne doğal ne de sabittir. Aksine, çağlar ve medeniyetler boyunca toplumsal ilişkileri derinden şekillendirmiş, tarihsel olarak inşa edilmiş ve kültürel olarak aracılık edilmiş bir süreçtir. Genellikle ikili karşıtlıklar üzerinden işleyen bu algı, sadece dışarıdan gelenin tanımlanmasıyla sınırlı kalmaz; aynı zamanda 'ben'in veya 'biz'in kimliğini de bu karşıtlık üzerinden sağlamlaştırır.

Sınırlar, ötekiliğin somutlaştığı ve görünür hale geldiği mekânlardır. Nitekim sınırlar da tıpkı ötekilik gibi hem fiziki hem de sembolik düzeyde, kimliklerin ve toplumsal yapıların oluşumunda kritik bir rol oynar. Sınırlar sadece coğrafi haritalarda değil, zihinlerimizde, toplumun normlarında ve bireylerin kendi iç dünyalarında da mevcuttur. Bu yapılar, kimin "içeride" ve kimin "dışarıda" olduğunu belirleyerek aidiyet ve dışlanma mekanizmalarını işletir.

Modern ve çağdaş sanat, bu yerleşik temsilleri tersine çevirme potansiyeline sahiptir. Tiyatro sahnesinin gösterişli yapımlarının ötesinde, DEPWOFONDIS ve J'HABITE UNE BLESSURE SACREE tarafından başlatılan koreografik bir üçlemenin sonuncusu olan MASONN (Walls) günümüzdeki yabancılaşmayı sorgulamaya devam ederken aynı sömürgecilik sonrası göçlerin neden olduğu tüm çalkantılara da ötekilik perspektifinden yaklaşarak, egemen anlatıların dışında kalan seslere görünürlük kazandırmayı hedefliyor.

Guadeloupe'li bir koreograf ve dansçı olan Max Diakok’un koreografisini üstlendiği performansta, sahnedeki dört oyuncu (iki genç kadın ve iki genç erkek), her birinin içinde evrimleştiği bir dizi mikro bölge gibi görünen bölünmüş bir alanı paylaşıyor ve dördünden biri duvarı yıktığında, her şeyin illüzyon olduğu bir hareket başlıyor. Gerek sahnede videolarla oluşturulan atmosfer, gerekse hareketli veya hareketsiz görüntülerin farklı medyalara yansıtılmasıyla oluşturulan düzenek, hayali dünyalar arasında bir diyalog veya diyalogsuzluk olduğuna işaret ediyor.

Sahnede beden, ışıklar ve video üçlüsü aracılığıyla görsel yanılsamaların izini süren bu düzeneğe Rico Toto, Gwoka ezgileri ile çağdaş müzik tınılarını birleştirerek müziğe sıradışı bir şekilde kendi kişisel dokunuşunu katıyor. Üstelik buna hem melodik, hem de vurmalı ses yansımaları ekleniyor.

Hayvanlar aleminin doğasında var olan bir kavram olan bölgecilikten ilham aldığını belirten Diakok, tıpkı Kafka'nın Dönüşüm'ündeki ucube böcek ya da Ionesco'nun gergedanları gibi ötekinden korkma fikrini içimizdeki veya karşımızdaki canavar korkusuyla ilişkilendiriyor.

MASONN Istanbul Fringe Festival kapsamında Zorlu PSM’de

Tüm dünyada olduğu gibi tiyatro, dans, performans gibi farklı disiplinlerdeki işleri bir araya getirirken çeşitliliği ve özgünlüğü de ön plana koyan Istanbul Fringe Festival bu yıl 7. Edisyonu ile katılımcılarını bir kez daha çoğulcu ve yenilikçi bir atmosfere davet ediyor.

Istanbul Fringe Festival kapsamında 25 Eylül’de Zorlu PSM %100 Studio Sahnesi’nde izleyiciler ile buluşacak olan Compagnie Boukousou’nun “MASONN”u içsel ve dışsal "duvarlarımızı" yıkmak adına zihnimizde önceden oluşmuş düşüncelere meydan okuyor. Tavizsiz bir bakış açısıyla izleyiciyi kendi algılarını ve ötekine dair varsayımlarını yeniden düşünmeye ve değişime davet eden “MASONN”’u kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

BUNLAR DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR