-Sence en çok neye ihtiyacımız var?
-Anlaşılmaya…
-Bunun için mi durmadan konuşuyoruz?
-En iyi yolu susmak bence.
…
Yalnız ruhlar, kırgın kalpler, umudu can çekişenler ve her şeye rağmen yaşama tutunmaya çalışanlar… Bir ev partisinde yolları kesişen Eylül, Ali ve Nice; gece boyu koyulaşan sohbetleriyle yalnızlığı, ikili ilişkileri ve ulu orta açık edemediğimiz sırlarımızı sahneye taşıyor.
Mekânı kaplayan açılmamış onlarca kutu, tıpkı açmaya korktuğumuz sırlar gibidir. Nereye gidersek gidelim yanımızda taşıdığımız, taşımak zorunda olduğumuz bu kutular; yaşanmışlıkları, pişmanlıkları ve hayalleri içinde barındırır. Peki, bir insanı tanırken onun kutularını da açmaya cesaretimiz var mıdır?
Modern insanın en temel ihtiyacı olan "gerçek bir bağ kurma" çabasını merkezine alan Kutular; Ali, Eylül ve Nice’nin gece boyu süren paylaşımları üzerinden en gizli sırları zaman zaman komik, zaman zaman trajik bir dille ortaya koyuyor. Oyun, yalnızlığımızı kiminle paylaştığımızı sorgulatırken, "Asla yan yana gelemeyiz" dediğimiz kişilerle kurabileceğimiz o öngörülemez bağın peşine düşüyor.
Melankoli ile mizahın iç içe geçtiği anlatımıyla seyirciyi günümüz ilişkilerinin anatomisini inceleyen 70 dakikalık samimi bir sorgulamaya davet ediyor.