CATCHING FLIES BELLEĞİN DERİNLİKLERİNDEN MÜZİKAL MANZARALAR YAKALIYOR

BURCU TEKER - BANT MAG.

Ana akım ile yeraltı müziği, elektronik ile akustik müziği tek potada eritip aradaki keskin çizgileri silikleştiren; üretimleri ile dinleyicisini hip hop'tan house'a, soul'dan caz’a, karmaşık fakat kapsamlı ritimler ağına sürükleyen multi-enstrümanist, prodüktör ve DJ George King, namıdiğer Catching Flies, diskografisini nisan ayında yayınladığı son albümü Tides ile taçlandırmıştı. 2-3 Kasım’da Zorlu PSM’de MIX Festival kapsamında gerçekleşecek konseri öncesi ilhamını; tüm çeşitliliği, formları ve boyutlarıyla hayatın ta kendisinden aldığını dile getiren Londralı müzisyen hakkındaki bazı satırbaşlarına göz atalım.

Bir caz piyanistinin torunu olarak Londra’da, ritim ve melodi sağanağında temas etmediği duygu neredeyse kalmamış şekilde büyüyen King’in müzikal kimliği tabiri caizse kas hafızası gibi şekilleniyor: Dedesini dinleyerek yetişmiş bir çocuğun köklerinden, kendiliğinden gelen içgüdüleri… Müzikal yolculuğuna 9-10 yaşlarında davul çalarak başlayıp, ilk gençlik yıllarında bir caz grubu ile sahne alıyor. Beste yapmaya adımını trip hop'ın altın çağında atmasının yanı sıra kardeşinin dinlediği Boards of Canada, Nightmares on Wax, Morcheeba gibi gruplar bakış açısının geri dönülmez biçimde değişmesine yol açıyor. Özellikle AiM'in Cold Water Music albümünün etkisini bugün hâlâ üzerinde hissettiğinden bahsederken ekliyor: “Bu müzikler o zamana dek dinlediğim her şeyin (caz, hip hop, sampling vb.) mükemmel biçimde harmanlanmış hâliydi; benim için tüm parçaları birleştiriyorlardı.”

The Stars isimli EP’si ile profesyonel müzik sahnesine adım attığı 2012’den bu yana, detaylara önem veren üretimleriyle BBC Radio 1, Hype Machine, Bandcamp gibi platformlar ve Dazed & Confused, Nowness gibi dergilerin desteğini arkasına alıyor. Oscar Jerome ve Jay Prince'in yer aldığı Eylül 2018 tarihli single’ı “New Gods”, The Guardian tarafından “caz ruhu aşılanmış elektro ninni” olarak tanımlanıyor ve başarısını 2019 tarihli çıkış albümü Silver Linings takip ediyor.

Müzik alanında üretmenin getirdiği medya faaliyetleri ile arası pek hoş olmayan King, naif dünyasına bakış atan bir kısa belgesel çekimi için yakın arkadaşları Saul Abraham ve Josh Feder tarafından ikna ediliyor. Sounding Human, gölgelerden ışığa ilerleyip kameranın karşısına geçme gücü gösteren King için oldukça kişisel bir proje. “Üretmeye 16 yaşında başladım ve bir gün bunları birilerinin duyacağını hayal dahi etmemiştim. Müzik, okuldan eve gelip yaptığım bir şeydi o zamanlar; bir stres atma yöntemiydi. İnsanların duymak isteyeceğini düşündüğüm parçalar yapmaya kendimi kaptırdığım, kendi vizyonumu yaratamadığım zamanlar oldu fakat ‘Bunu yapıyorum çünkü bunu yapmayı seviyorum.’ demeyi bildim ve o perspektifi kazandım. Bundan gerçekten keyif alıyorum.”

2021’de video oyunu Sackboy’a hazırladığı soundtrack çalışmasıyla BAFTA'ya aday gösterilen Catching Flies, son duygusal yolculuğu Tides’ı geçtiğimiz nisan ayında piyasaya sürdü. Önceki albümlerine göre çok daha fazla yaylı kullanmasının sebebini, yaylıları “insan sesinin menzilini ve duygusunu yeniden yaratabilen tek enstrüman” olarak görmesi şeklinde açıklıyor. Pandemi sürecinde çok fazla klasik ve neo-klasik müzik dinleyen King, bu durumun albümü hatırı sayılır derecede etkilediği görüşünde.

Hayatın lineer olmayan gidişatı üzerine yazdığı, yerinde bir metafor sayılabilecek gelgit hareketini yansıtan müziklerini İngiltere ve Fransa'daki deniz kenarı stüdyolarda kaydederken kalbinden dökülenler ise şöyle: “Bütün mesele inişler ve çıkışlar… Hem kişisel olarak hem de dünya açısından epey ilginç birkaç yıl oldu. Gelgit kavramına, her şeyin döngüsel doğasına ve üzüntünün yerini mutluluğa bırakmasına geri dönüp durdum... Ya da tam tersi. Yine de sonunda her şey yoluna giriyor ve ne olursa olsun deniz hâlâ orada, deliliğin içinde sabit bir değişmez olarak duruyor.”

BUNLAR DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR