SPOTLIGHT: THIEVERY CORPORATION

Spotlight, bu kez odağını elektronik müziğin en stil sahibi ve sınır tanımayan kolektiflerinden birine çeviriyor. Thievery Corporation'ın dünyasında dub ritimleri, bossa nova melodileri, trip-hop atmosferleri ve dünyanın dört bir yanından gelen müzikal etkiler aynı potada buluşuyor. Nereden başlamalı, neden otuz yıldır dinleyicilerini büyülemeyi sürdürüyor ve onları elektronik müziğin en özgün isimlerinden biri yapan ne? Bu kısa rehber, sahne ışıkları yanmadan önce Thievery Corporation'ın evrenine adım atmak isteyenler için hazırlandı.

Nereden başlamalı?

Lebanese Blonde ile. Ya da Until the Morning ile. Ya da The Richest Man in Babylon ile. Thievery Corporation'a giriş yapmak, tek bir gecede farklı kıtaları dolaşmak gibi. Müziğinde Washington D.C.'nin underground kulüplerinden Brezilya sahillerine, Orta Doğu'nun hipnotik melodilerinden Jamaika'nın dub kültürüne uzanan geniş bir dünyanın izleri var. Her şarkı yeni bir durak, her albüm yeni bir rota gibi hissettiriyor.

Bilmeniz gerekenler:

Rob Garza ve Eric Hilton tarafından 1995 yılında Washington D.C.'de kurulan Thievery Corporation, elektronik müziğin en özgün ve en eklektik projelerinden biri olarak kabul ediliyor. Kariyerleri boyunca downtempo, trip-hop, dub, reggae, caz, soul, bossa nova ve dünya müziklerinden beslenerek kendilerine özgü bir ses yarattılar. Müzikleri yalnızca türler arasında değil, kültürler arasında da köprü kuruyor. Bu yüzden Thievery Corporation'ı tanımlamak çoğu zaman zor; onları dinlemek ise son derece kolay.

Arkadaş ortamında lazım olabilir:

Thievery Corporation'ın müziğinde İngilizce, Fransızca, Portekizce, Farsça ve İspanyolca dahil birçok farklı dil duyabilirsiniz. Grup, kariyeri boyunca dünyanın dört bir yanından vokalistler ve müzisyenlerle çalıştı. Bu yaklaşım onları yalnızca elektronik müzik sahnesinin değil, küresel müzik kültürünün de en özgün temsilcilerinden biri hâline getirdi. Otuz yılı geride bırakmalarına rağmen konserleri hâlâ sabit bir repertuvardan çok yaşayan ve sürekli dönüşen bir deneyim olarak görülüyor.

Neden PSM'deler?

Çünkü bazı sanatçılar sahneye çıktığında yalnızca şarkılarını değil, bütün bir dünyayı da beraberlerinde getirir. Thievery Corporation konserleri, dans pisti enerjisiyle kültürel keşif duygusunun aynı anda yaşandığı nadir deneyimlerden biri. Otuzuncu yıl turneleri kapsamında Turkcell Sahnesi'ne gelecek olan grup, dinleyicileri elektronik müzikten çok daha büyük bir yolculuğa davet ediyor. Bu geceyi özel kılan şey yalnızca şarkılar değil; o şarkıların taşıdığı şehirler, kültürler ve hikâyeler.

Şunları seviyorsanız onları da seversiniz...

Massive Attack, Air, Kruder & Dorfmeister, Bonobo, gece yarısı şehir manzaraları, dünya mutfakları, uzun yaz akşamları, egzotik plak koleksiyonları, loş ışıklı lounge'lar ve sizi bulunduğunuz yerden alıp başka bir coğrafyaya götüren müzikler.

BUNLAR DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR