SPOTLIGHT: OI VA VOI

Spotlight bu kez odağını Londra’nın çokkültürlü sahnesinden çıkıp dünyayı dolaşan, Yahudi mirasını elektronik ritimlerle harmanlayan bir topluluğa çeviriyor. 25 yılı aşkın süredir klezmer, Balkan müziği, Doğu Avrupa halk ezgileri ve modern dans müziğini aynı potada eriten Oi Va Voi, türler arası sınırları umursamayan, kendine has bir dünya kuruyor. Kim bu grup, neden bu kadar özgün bir sound’a sahipler ve onları sahnede izlemek neden farklı bir deneyim? Bu kısa rehber, ışıklar sönmeden önce Oi Va Voi’nin geçmişle bugünü buluşturan evrenine adım atmak isteyenler için hazırlandı.

Nereden başlamalı?

Laughter Through Tears ile. Grubun adı da zaten bunu özetliyor bir bakıma: Oi Va Voi, Yidce kökenli, modern İbranice’de “ah, olamaz” ya da “eyvah” anlamına gelen bir ünlem. Klarnetin, kemanın ve trompetin geleneksel melodileri; davul, bas ve elektronik unsurlarla buluştuğunda ortaya çıkan şey tam olarak bu: hüzün ile neşenin, geçmiş ile bugünün iç içe geçtiği bir ses. Bir yandan bir düğün havasında dans etme isteği uyandırırken diğer yandan köklere, hafızaya ve kimliğe dair derin bir duygusallık taşıyor.

Bilmeniz gerekenler:

Oi Va Voi, 1990’ların sonunda Londra’da bir araya gelen müzisyenlerin projesi olarak doğdu. Grubun ilk kayıtları, kendi imkânlarıyla yayımladıkları Digital Folklore albümüyle şekillendi; ancak asıl kırılma noktası 2004’te Outcaste Records’tan çıkan Laughter Through Tears oldu. Bu albüm hem bir BBC World Music Award kazandı hem de The New York Times tarafından yılın en iyi on albümü arasında gösterildi. Üstelik grubun o dönemki vokalistlerinden biri, sonradan solo kariyerinde büyük başarı yakalayacak olan KT Tunstall’dı.

Beş stüdyo albümüne imza atan Oi Va Voi’nin kadrosu yıllar içinde defalarca değişti; ama sound’un omurgası hep aynı kaldı. Klarnetçi Steve Levi ve davulcu Josh Breslaw gibi kurucu isimler grubun kimliğini taşımaya devam ederken, farklı dönemlerde sahneye çıkan vokalistler -Bridgette Amofah gibi- kendi seslerini bu mirasa ekledi. 2025’te yayımlanan The Water’s Edge, grubun bu uzun yolculuğundaki en yeni durak; kırılgan zamanlarda bile acının içinden iyimserlik arayan bir albüm.

Arkadaş ortamında lazım olabilir:

Oi Va Voi ismi aslında Yidce’den gelen ve gündelik hayatta “eyvah” ya da “aman Tanrım” anlamında kullanılan bir ünlem; yani grup adını, sahne adından çok bir refleksten almış. Bir diğer ilginç detay: grubun ilk dönem vokalistlerinden biri olan KT Tunstall, Oi Va Voi’den ayrıldıktan sonra solo kariyerinde uluslararası bir yıldıza dönüştü. Yıllar sonra mikrofonu devralan Bridgette Amofah ise Gana kökenli bir Londralı; kendi ifadesiyle Yahudi olmak zorunda hissetmeden bu müziğin içinde kendine tamamen ait hissediyor. Bu da Oi Va Voi’nin aslında ne kadar geçirgen ve kucaklayıcı bir proje olduğunun güzel bir göstergesi.

Neden PSM'de?

Çünkü Oi Va Voi’nin sahne performansı, stüdyo kayıtlarının çok ötesine geçen canlı bir enerji taşıyor. Klarnet, keman ve trompetin geleneksel dokusu; davul, bas ve elektronik altyapının modern nabzıyla buluştuğunda sahne, adeta küçük bir festival alanına dönüşüyor. Garanti BBVA Genç Konserleri kapsamında 28 Kasım’da %100 Studio’da gerçekleşecek bu buluşma, 25 yıldır geçmişle bugün arasında köprü kuran bir grubu canlı deneyimlemek için iyi bir fırsat.

Şunları seviyorsanız onu da seversiniz...

Gogol Bordello, Balkan Beat Box, Beirut, DeVotchKa, klezmer, Balkan nefeslileri, gypsy punk enerjisi, Doğu Avrupa halk ezgileri, çokkültürlü Londra kulüp sahnesi, hem ağlatan hem dans ettiren melodiler ve geçmişle bugünü aynı sahnede buluşturmanın mümkün olduğuna inananlar.

BUNLAR DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR