SEX PISTOLS GERİ DÖNDÜ: JONES, COOK, MATLOCK VE FRANK CARTER AYNI SAHNEDE

Sex Pistols’un adı çoğu zaman kaosla, provokasyonla ve yıkıcı bir estetikle anılır. Ancak bu mitin arkasında, punk’ın omurgasını gerçekten inşa eden üç müzisyen vardır: Steve Jones, Paul Cook ve Glen Matlock. Bugün sahnede Frank Carter ile birlikte yeniden bir araya gelen bu çekirdek kadro, punk’ın yalnızca bir isyan değil, aynı zamanda son derece güçlü bir müzikal yapı olduğunu da hatırlatıyor.

Steve Jones, grubun gitaristi olarak punk’ın ham ama etkili sesini şekillendiren en kritik figürlerden biri. Virtüözlükten uzak, doğrudan ve sert tonu; karmaşık yapılar yerine vurucu rifflere yaslanan yaklaşımı, punk gitarının adeta sözlüğünü yazdı. “Anarchy in the U.K.” ve “God Save the Queen” gibi parçaların altındaki o kirli, saldırgan gitar dili, Jones’un minimal ama yıkıcı stilinin ürünü.

Davulda Paul Cook ise grubun çoğu zaman göz ardı edilen ama vazgeçilmez gücü. Punk’ın kontrolsüz olduğu kadar ritmik bir disiplin de gerektirdiğini kanıtlayan Cook, sert ama net vuruşlarıyla Sex Pistols’ın dağılmayan omurgasını oluşturdu. Onun davulu, grubun kaotik enerjisini bir arada tutan görünmez bir çerçeve gibiydi.

Davulda Paul Cook ise grubun çoğu zaman göz ardı edilen ama vazgeçilmez gücü. Punk’ın kontrolsüz olduğu kadar ritmik bir disiplin de gerektirdiğini kanıtlayan Cook, sert ama net vuruşlarıyla Sex Pistols’ın dağılmayan omurgasını oluşturdu. Onun davulu, grubun kaotik enerjisini bir arada tutan görünmez bir çerçeve gibiydi.

Bugün bu üçlüye eşlik eden Frank Carter ise geçmişle bugünü birbirine bağlayan bir köprü gibi. Carter, yalnızca Johnny Rotten’ın bıraktığı boşluğu dolduran bir vokalist değil; aynı zamanda punk’ın yeni kuşaktaki en sahici temsilcilerinden biri. Sahnedeki fiziksel ve yoğun enerjisi, Sex Pistols’ın tarihsel mirasını bugünün seyircisiyle yeniden, canlı ve tehlikeli bir biçimde buluşturuyor.

Artık Sex Pistols Featuring Frank Carter adıyla sahne alan grup; Carter’ın yanı sıra gitarist Steve Jones, davulcu Paul Cook ve basçı Glen Matlock ile birlikte bu yıl dünyayı dolaşıyor.

Bu buluşma, bir nostalji gösterisinin ötesinde anlam taşıyor. Çünkü sahnedeki bu kadro, punk’ın hâlâ yaşayan bir dil olduğunu kanıtlıyor: basit, sert, doğrudan ve hâlâ rahatsız edici.

BUNLAR DA İLGİNİ ÇEKEBİLİR