PSM Loves Summer Spotlight, bu kez odağını punk tarihinin en kışkırtıcı ve en etkili gruplarından birine çeviriyor. Sex Pistols’ın dünyası birkaç akor, bolca öfke ve kuralları yerinden oynatan bir tavırla şekilleniyor. Nereden başlamalı, neden hâlâ bu kadar konuşuluyor ve Frank Carter’ın vokalleriyle bu yeni buluşmayı özel kılan ne? Bu kısa rehber, sahne ışıkları yanmadan önce Sex Pistols feat. Frank Carter’ın dünyasına hızlı bir giriş yapmak isteyenler için hazırlandı.
Nereden başlamalı?
Anarchy in the U.K. ile. Ya da God Save the Queen ile. Ya da yalnızca birkaç saniyeliğine Sex Pistols dinleyerek. Çünkü bazen bir grubu anlamak için uzun bir zamana ihtiyaç yoktur. Sex Pistols’a giriş yapmak, kapısında "girilmez" yazan bir yerden içeri dalmak gibi. Kısa ömürlü kariyerleri boyunca yalnızca müziği değil, popüler kültürün kurallarını da altüst ettiler.
Bilmeniz gerekenler:
1975’te Londra’da kurulan Sex Pistols, punk rock’ın en etkili ve en tartışmalı grubu olarak kabul ediliyor. Johnny Rotten, Steve Jones, Paul Cook ve Glen Matlock’tan oluşan kadro; öfkeyi, hayal kırıklığını ve sisteme duyulan güvensizliği birkaç akor ve bolca tavırla ifade etmenin yolunu buldu. Sadece bir stüdyo albümü (Never Mind the Bollocks, Here's the Sex Pistols) yayımlamış olmalarına rağmen, müzik tarihinde yarattıkları etki sayısız grubun kariyerinden daha büyük oldu. Bugün ise grup, Gallows ve Frank Carter & The Rattlesnakes'ten tanıdığımız Frank Carter'ın vokalleriyle; Steve Jones, Paul Cook ve Glen Matlock'tan oluşan kadrosuyla Sex Pistols featuring Frank Carter adı altında yeni nesil dinleyicilerle buluşmayı sürdürüyor.
Arkadaş ortamında lazım olabilir:
Punk'ın en büyük paradokslarından biri Sex Pistols olabilir. Sisteme başkaldırının sembolü olarak anılan grup, aynı zamanda menajer Malcolm McLaren’ın zekice kurgulanmış provokasyonlarının da merkezindeydi. Aradan geçen yarım asra rağmen şarkıları hâlâ ilk günkü kadar kışkırtıcı duyuluyor. Bu kez mikrofonun başında, Gallows ve Frank Carter & The Rattlesnakes'ten tanıdığımız Frank Carter var; bu da gecenin bir nostalji seansından çok daha fazlası olacağının ilk işareti.
Neden PSM Loves Summer’dalar?
Çünkü bazı gruplar yalnızca müzik tarihinin değil, kültürel tarihin de parçasıdır. Sex Pistols feat. Frank Carter, punk’ın hâlâ bir müze objesine dönüşmediğini kanıtlamak için sahneye çıkıyor. Turkcell Sahnesi’nde yaşanacak olan şey bir nostalji gösterisinden çok, elli yıldır sönmeyen bir isyan ateşinin yeni bölümü gibi.
Şunları seviyorsanız onları da seversiniz...
The Clash, Ramones, The Stooges, Dead Kennedys, IDLES deri ceketler, fanzinler, üç akorla dünyayı değiştirebileceğine inanmak, kuralları sorgulamak ve konserlerde sesini kaybedene kadar eşlik etmek.