Çağan Irmak’ın güçlü kaleminden çıkan ve yönettiği ilk tiyatro oyunu olma özelliği taşıyan Most Production ve Zorlu PSM ortak yapımı “Palamut Zamanı” başrollerinde farklı kuşaklardan iki başarılı oyuncuyu buluşturuyor. Oyun, linç kültürü ve ifşa problemini merkeze alarak, geçmişten günümüze uzanan örüntülü hikayesiyle izleyiciye etkileyici bir anlatı sunuyor.
Başrollerinde Ayda Aksel ve Alina Boz’u izlediğimiz Palamut Zamanı, Çağan Irmak filmlerinden alışkın olduğumuz iki şeyi de bünyesinde barındırıyor. Bir yandan karakterlerle kendimizi kolayca özdeşleştirip ilk dakikasından itibaren özümseyeceğimiz duygusal bir yapı kurarken diğer yandan da absürt, komik anlara tanıklık edip bu duygusal yoğunluğun içinde gülümseyeceğimiz; zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağımız akıcı bir yapım olma özelliği taşıyor.
Yapımcılığını Murat Can Oğuz’un üstlendiği, müziklerini Çiğdem Erken’in yaptığı, kostüm tasarımının Gamze Kuş’a ve ışık tasarımının da Cem Yılmazer’e ait olduğu oyunun kadrosunda birçok önemli oyuncu yer alıyor. Oyunda Bekir Erdem Öz, Sezer Arıçay, Dilay Yağcı, Melisa Berberoğlu ve Özcan Ateş’i de izliyoruz. Bu noktada oyunun başrollerinden Ayda Aksel’e özellikle değinmemiz gerekiyor. Başarılı oyuncu, duru ve kendinden emin duruşuyla harika bir performans sergiliyor. Palamut Zamanı, Ayda Aksel’in bu performansını görmek için bile izlenmeye değer.
Oyunun birçok farklı toplumsal ve etik değeri, dijital yaşamın saydam ve kusurlu “gerçekliğini” sorgulayan yapısına geçmeden önce görselliğinden de bahsetmek gerekiyor. Çağan Irmak’ın yönettiği bir tiyatro oyununun sinematografik bir oyun olması beklediğimiz bir şey. Bu bağlamda da hem kullanılan video kesitleri hem de görsel tasarımlar sinema ve tiyatronun iç içe geçtiği bir oyunu izlememize olanak sunuyor. Oyunun sahne tasarımı ise oldukça sade bir o kadar da sıcak. Bir kasaba evini tasvir eden bu sade tasarım; bizi adeta büyükşehirden alıp bir sahil kasabasına götürüyor. Bu sahne düzeni de oyunun içine izleyicinin daha çabuk bir şekilde adapte olmasını sağlıyor.
Dijital Dünyanın Gerçekleri ve Geçmişten Günümüze Bir Yüzleşme
Katmanlı yapısıyla birçok konuya değinen Palamut Zamanı’nda teknoloji ve dijital yaşamla sıradanlaşan linç kültürü, geçmişten günümüze meslek ve özel yaşamın iç içe girmesi ve bunun oluşturduğu kaotik yapının bireyler üzerindeki etkisi anlatılıyor. Özellikle izleyicinin, bu işleyişi hem günümüz jenerasyonundan hem de geçmiş dönemden bir oyuncunun anlattıkları üzerinden izlemesi, karşılaştırmalı bir değerlendirme fırsatı sunarak oyunun etkisini artırıyor. Oyun, güncel konular ve etik değerler üzerine sorgulanması gereken bir konuyu ortaya atıyor.
Palamut Zamanı’nın ana ekseninde bir ifşa mevzusu yer alıyor. Günümüzde sosyal medyada sıkça rastladığımız olaylara benzer olan olay, izleyicilere bu tür bir duruma maruz kalanların yaşadıklarını derinlemesine gözlemleme imkânı sunuyor. Birçok sosyal medya kullanıcısının belki de denk geldiğinde bir iki dakikasını alan ve bir kaydırma ya da paylaşma eylemiyle geçtiği; 5 dakika sonra ise unuttuğu bir paylaşımın öznelerinin bu olaydan nasıl etkilendiğini, olay sonucunda hayatlarının nasıl şekillendiğini görmek oldukça düşündürücü ve farkındalık yaratıcı bir deneyim. Oyun bu problemi ortaya koyarken farklı iki kuşaktan iki kadın ana karakteri bir araya getiriyor. İki kadın ana karakterin seçimi ve bu konunun onlar üzerindeki etkisinin işlenmesi, Çağan Irmak’ın toplumsal olaylara olan duyarlılığıyla ve izleyiciyi her zaman duygusal ve mantıksal açından beslemesiyle de oldukça ilişkili.
Konunun farklı iki kuşaktan gelen iki karakter üzerinden neredeyse karşılaştırmalı diyebileceğimiz bir tonda işlenmesi oyuna daha derin katmanlar ekliyor ve ana eksendeki sorun dışında gündelik hayatımızda denk geldiğimiz -temelinde dijitalleşmenin yattığı- farklı sorunlar üzerine düşünmemizi sağlıyor. Bunu yaparken de bir yandan izleyicinin geçmişe ve onun taşıdığı değerlere özlem duymasına neden oluyor. Çünkü geçmişi temsil eden ve anlatan Nermin (Ayda Aksel), oyunda alaycı, güçlü, kendinden emin bir karakteri temsil ederken; şimdiki zamanın temsili Burcu ise daha kırılgan, çaresiz ve ne yapacağını ne istediğini bilemeyen bir karakter. Tıpkı dijital çağın değişken ve kaotik yapısı gibi.
Palamut Zamanı için ataerkil düzene eleştiri sunan ve geçmişten günümüze (1970’lerdeki seks filmleri furyasından günümüzün linç ve saptırılmış gerçeklik dönemine) kadın bedeninin metalaşması üzerinde duran bir oyun da diyebiliriz. Bu durumda günümüz dijital dünyasının yarattığı Narkissos etkisinin payı büyük. Kendimizi görsel bir ürün olarak sunmamıza teşvik eden sosyal medya dünyasında, anonimliğin gücü ve dijital persona’nın etkisiyle insanlar sıklıkla dilediğini söyleme, yargılama gücüne sahip olduğunu düşünüyor. Adeta hem sahne hem de seyirci haline gelmiş bu medya araçlarında, linç ve gerçekliğin saptırılması etkileşim olarak her zaman ödüllendirilen bir davranış tipine dönüşmüş durumda. Sonuçta değerler kaybolurken ödüllendirilen davranışlar da pekişiyor. İşte Palamut Zamanı bu noktada da bizlere değerler ve yaşantılar hakkında bir düşünme, sorgulama alanı sunuyor.
Bazı karşılaşmalar, bir mevsim gibi gelir; hayatın akışını, kalbin ritmini değiştirir.
Son olarak şunu söyleyebiliriz ki; Palamut Zamanı izleyiciye geçmiş ve şimdiki zaman ekseninde zamansız konulara, hassasiyetlere değinen, farkındalık oluşturan bunu yaparken de yer yer hüzünlendiren yer yer de umutla dolduran bir hikâye anlatıyor. Farklı kuşaklar arasında bir yüzleşme niteliği taşıyan bu samimi oyun, aynı zamanda da bir karşılaşma hikayesi. Birbirimizin hikayelerinden nasıl beslenebileceğimizi ve başkalarının hikayelerinde kendimizi bulabileceğimizi dokunaklı bir şekilde gösteriyor.