Yeni Nesil Stand-Up
Paylaş

2013 yılından beri İspanya ve Türkiye arasında mekik dokuyan ve komedyenlik, oyunculuk ve yönetmenlik yapan Lesli Karavil, Lesli ile Stand Up: 002 gösterisi ile Şubat ayından beri Zorlu PSM’ye konuk oluyor. Bu ay 9-16 Nisan tarihlerinde touché’de performans  sergileyecek Lesli’ye merak ettiklerimizi sorduk.

 

İnsanları güldürebildiğinizi ne zaman fark ettiniz?

Ben çoçukluğumdan beri topluluk içinde hikaye anlatan ve insanları güldüren biriydim. Her zaman izleyici sayısının artması ile daha komik olan bir yapım vardı. Sonunda bunu sadece tanıdıklarıma değil gülebilen herkesle paylaşmaya karar verdim. Ben birleştirici bir unsurum. Hep öyleydim. Şimdi bunu daha büyük ölçekte yapıyorum.

 

Sahneye çıkıp insanları güldürmeye çalışmak ciddi cesaret istiyor gibi. Sizin için bu süreç nasıl başladı?

Ben iki sene evvel ilk kez sahneye çıktım. Ama aklımda bu yolculuk yıllardır vardı ama cesaret edemiyordum. Sonunda geçtiğimiz yıllarda olan bir kar fırtınası ile evde kalmaya mecbur kaldım. Üç gün evden çıkamadığımız o günlerde gece gündüz tüm performansı yazdım. O zaman Cihangir'de bulunan evimin biraz ilerisinde bulunan Creatolye’nin ufak sahnesinde de ilk kez sahneye çıkma kararını verdim. Bir buçuk sene içinde yaklaşık 40 kere sahneye çıktım. Sonra anlattıklarımdan sıkıldım. Hayatım değişiyordu ve bana yeni gözlemlediğim konuları paylaşma isteği geldi. Zorlu PSM de Touche sahnesi ile anlaştıktan sonra, tüm yeni hikayelerimi buraya uygun olabilecek şekilde düzenledim. Stand-up çok önemli bir meslek, sofralarda arkadaşları güldürmek gibi değil. Stand-up bir matematik. Bir müzik besteliyorsunuz ve hata yapabiliyorsunuz. Tekrar düzeltiyorsunuz. Bunla beraber çok kuvvetli bir ritim duygunuz ve doğaçlama yeteneğiniz olması gerekiyor. Öğreniyorum. Her seferinde daha fazla şeyi öğreniyorum. Önemli olan yapmak, insanların hayranlığı veya beğenisini alıp almama kaygısını bir kenara bırakmak ve yapmak. Ben kendim için bir araştırma yapıyorum. Araştırmam insanları nasıl daha çok güldürebilirim. İnsanları güldürmek beni hayata daha kuvvetli bağlıyor ve daha iyi bir insan olmamı sağlıyor.

 

Türkiye’de komedi sahnesini nasıl buluyorsunuz?

Son iki senede sanki inanılmaz bir hareket doğdu. Benim başlamam ile beraber başka kişilerde sanki sözleşmişiz gibi farklı yerlerde sahne almaya başladı. Bu çok ümit verici bir durum. Farklı stillerin oluşması çok değerli ve öğretici. Bunla beraber bunu söyleyemeden geçemiyeceğim, Cem Yılmaz bu ülkede stand-up konusunda çok değerli bir kişi. Onun varlığı bana çok şey öğretmiştir. İlk sahne almaya başladığımda beni seyretmeye geldi. Beni yüreklendirdiği için ona çok teşekkür ederim. Zekasına ve bilgisine hayranım.

 

Sizi bu hayatta en çok kim güldürür?

Her şeyden önce ailede babam beni güldürür. Elbet hayran olduğum bir çok değerli oyuncu ve komedyen var. Cem Yılmaz, Kemal Sunal, Şener Şen, Zeki Alasya ve Metin Akpınar, Levent Kırca, Yasemin Yalçın hemen aklıma gelen isimler arasında….yabancılar da Charlie Chaplin, Jerry Seinfeld, Gad Elmaleh, Kevin Hart, Ellen DeGeneres, George Carlin, Robin Williams, Bill Murphy, Ali Wong, Dave Chappelle.

 

Hakkında asla espri yapmam dediğiniz bir konu var mı?

Yok, her an her şey hakkında espiri yapabilirim. Espiri yapmanın yolu önemli.

 

Röportaj: Gözde Tekay