Yatay Tutkuların Dikey İfadesi: Tango
Paylaş

23 ve 24 Kasım’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi dans dünyasının en tutkulu üyesi tangonun ihtişamlı tarihine ev sahipliği yapacak. Dünyaca ünlü 24 profesyonel dansçı, Dünya Tango Şampiyonası kazananları ve yetenekli müzisyenlerin bir araya gelmesinden oluşan TANGO LOVERS'ın defalarca “Yılın En İyi Gösterisi”, “En İyi Uluslararası Prodüksiyon” ödüllerini kazanan yeni prodüksiyonu I AM TANGO iki gecelik bir programla Zorlu PSM’ye konuk olacak. Dünya basınından yüksek övgüler toplayan ve yaklaşık iki saat süren I AM TANGO performansı; müzik, ışık, moda, multimedya ve dansı bir araya getirerek tango stilinin tarihsel evrimini yüksek kalibrede bir şov ile tanıtıyor. Tangonun yolculuğunu bu dansın ustalarından izlemeden önce köklü ve ilginç bir tarihinden kısa bilgiler derledik.

*Tango Arjantin’in başkenti Buenos Aires’in yoksul rıhtım bölgelerinde, 19. yüzyılın ortalarına doğru doğdu. İşçi sınıfının dansı olarak ortaya çıkan tango, özellikle Afrikalı ve Avrupalı göçmenler tarafından sokaklarda ve genelevlerde dans ediyordu. Bu nedenle tangonun hareket dağarcığında Avrupa, Afrika ve bir Latin Amerika dansı olan gauchonun etkilerini görmek olası.

*Tangonun popüler olmasındaki etkenlerden biri de o dönemde Arjantin’de kadın nüfusunun az olmasıydı. 1900’lerde Buenos Aires şehrinin aldığı göç genellikle ekonomik nedenlere dayalıydı ve göçmenlerin büyük çoğunluğu buraya para kazanıp ailelerine göndermek için gelen erkeklerden oluşuyordu. Kadın nüfusunun azlığı erkeklerin bir kadına yaklaşabilmek için ya geneleve gitmesi ya da iyi bir dansçı olmasını gerektiriyordu. Tangonun tutkulu, yoğun ve özlem içeren stilinin altında bu seksüel açlığın etkisi büyük. Hatta bu nedenle ünlü bir Arjantin deyişi tangoyu “yatay tutkuların dikey ifadesi” olarak tanımlıyor.

*Çıkış döneminde Buenos Aires’in zengin, üst sınıf tabakaları seksüel doğası nedeniyle bir skandal olarak gördükleri tango dansını ayıpladılar. Hatta 1955 yılında gerçekleşen darbe sonrasında yönetime gelen muhafazakâr ordu rejimi tango dansını ve kültürünü toplumdan silmek adına pek çok yasaklama getirdi. Bu nedenlerle 1955-1983 yılları arasında tango gerçek bir yeraltı dansına dönüştü ve baskılar dolayısıyla toplum genelindeki popülerliğini kısmen yitirdi.

*Tango dansının Avrupa’ya yayılması Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce, 1912 senesinde gerçekleşti. Tango içerdiği emprovizasyon nedeniyle Avrupa’da dans edilen diğer salon danslarından ayrılıyordu ve bu özelliği nedeniyle hızla popülerlik yakaladı. Tangonun Avrupa’da yükselen popülaritesi, yasaklandığı çıkış ülkesi Arjantin'de yeniden yükselişe geçmesine de neden oldu.

*Tango dansı etrafında gerçekleştirilen pek çok ilginç rekor söz konusu. Örneğin en uzun tango dansı Hawaili dans eğitmenleri Brett ve Jennifer Griswold tarafından gerçekleştirildi. Çift hiç durmadan 38 saat, 30 dakika boyunca tango yaptı. En yüksekte gerçekleştirilen tango dansı ise 2016 senesinde Buenos Aires’te tango kraliçesi olarak tanınan Mora Godoy ve Jose Lugones tarafından yerden tam 60,4 metre yukarıdaki bir asılı sahneden gerçekleştirildi.

Yazı: Yetkin Nural