"Sanata Yatırım Yapanlar, Gelecek Nesillere Kültür ve Değer Bırakanlardır"
Paylaş

Türkiye'nin en güçlü pop caz vokallerinden Melis Sökmen, eşsiz vokali ile 17 Ocak’ta touché’de olacak! Bu özel geceden önce Melis Sökmen’e merak ettiklerimizi sorduk.

Müziğin bu kadar kolay ulaşılabilir olduğu bir zamanda, müzisyenlerin kendilerine sahne bulabilmeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bugün dünyaya baktığımızda sanatçıları müzikseverlerle buluşturmanın tüm akılcı yollarını bulmakla geçirdikleri evreleri görüyoruz. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte plaklardan, kasetlere, cd'lere ve dijital ortam araçlarının avantajıyla direkt ulaşılabilir hale gelinen bir noktadayız. Yenilikçi müzik türleri, her dinleyicinin beğenisi, algısı, yaşam şekli, duygusuna göre biçimlenmiş durumda. Bir demo çalışmasını bile dijital ortamdan kolaylıkla dinleyip, seyredebiliyorsunuz. Kültürel akımlar, dünyanın bir ucundan diğerine çok hızlı bir şekilde yansıyor, ulaşıyor.

Dil, din, ırk farkı gözetmeksizin müziğin evrensel bir dil; üstelik birleştirici bir dil olduğunu idrak etmemiz gerekiyor. Sevgiyi, aşkı, barışı, savaşı, insanlığı, umut etmeyi, ayrılığı, hüznü, mutluluğu anlatan başka bir dil. Sanata önem veren ülkelerin neden daha önde ve ileride olduğunu düşünmemiz ve dikkate almamız lazım. Bir ülkenin gücü sadece, sanayisi, tarımı, teknolojisi, sporundan ibaret değildir. Sanata yatırım yapanlar, gelecek nesillere kültür ve değer bırakanlardır. Ve, müzik yaşadığımız her şeye ana anlam, duygu katan bir gerçekliktir. Bunu birlikte paylaşabilmek ise biz sanatçılar için çok kıymetli bir hediye.

İşte bu yüzden Zorlu PSM'nin Türkiye de, sanatseverler için gerçekleştirdiği tüm organizasyonların öncüsü olduğunu görmek beni gururlandırıyor. Maksat sadece etkinlik yapmak değil ,kültürü yaymak, alışkanlık haline getirmek. Zorlu PSM'nin başarısının sırrı da bu. Bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Uzun yıllardır takip ettiğimiz, büyüleyici bir sesiniz var. Bunu ilk nasıl keşfettiniz? Profesyonel olarak müzik kariyerine adım atma süreciniz nasıl gelişti?

Öncelikle iltifatınız icin çok teşekkür ediyorum. Benim müzikal yolculuğumdaki en büyük şansım Sökmen soyadını taşıdığım opera, bale ve müzik dallarında büyük başarılar elde etmiş bir aileden gelmiş olmamdır. Benim için çok önemli bir mirastır.

Aslında ilk tutkum baleydi. Çocukluğum Almanya'da geçti ve ilkokulda müzik öğretmenim beni gitar dersi almaya teşvik etmişti. 5 yıl klasik gitar dersi aldım. İşte o dönem sevdiğim şarkıları kendime eşlik ederek söylemeye başladım. 1980'lerin başında İstanbul'da "Bale Sanat Merkezi" adında bir okulumuz açılmıştı ve ben de ilk tutkumun peşinden Türkiye'ye döndüm.

Kader bu ya, o dönem konservatuar öğrencileri olan ve kuzenimin de bulundugu genç bir ekip prova yapmaktaydı ve beni görünce bana solistlik teklif ettiler. Böylece ilk mini konserimi 17 yaşında, bizim okulda vermiş oldum. O esnada konservatuvarın çok değerli şan öğretmenlerinden merhum Evelyn Bahçeban'ın dikkatini çekmiştim ve ders almaya başladım. Obua tınısında özel bir ses rengin var diyerek benim aryalar söylememi arzu ettiğini belirtti. Ancak benim gönlüm operada değildi...:)

Sizce sahnede söylemeyi en çok sevdiğiniz, bir performansınızın vazgeçilmezi sayılabilecek şarkınız hangisi? Bu şarkının özel bir hikayesi var mı?

Repertuarımdaki şarkıları seçerken her birinin öncelikle ruhuma hitap etmesi gerekir. Bu yüzden her birinin farklı yeri ve anlamı vardır. Tabii ki vazgeçilmezlerim arasında "Hediyem" ve "Malaika" ayrı bir önem taşır. "Hediyem"in ortaya çıkış öyküsü benim ve kardeşim için oldukça duygusal oldu. Babamızın ölüm yıldönümünde evde dostlarla gitar eşliginde bir nevi “jam session” yaparken melodiler ardı ardına ortama yayılmaya başladı ve özellikle de o ezgi introsundan sonuna kadar çıkıverdi.Çok şükür ki arkadaşım o sırada telefonuna kaydetmişti. Sanki merhum annemizin ruhu o an bizimleydi. Sözler de kendisine yani "Hediyem"ize yazıldı. "Malaika" da baannemiz Fatumata'nın bize ninni olarak söylediği bir Afrika ezgisidir. Türkçe anlamı da "Meleğim"dir.

Üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz var mı? Yeni yılda ya da gelecekte dinleyicilerinizi neler bekliyor?

Bizim hayatımızda yeni projeler her zaman gündemde olmalıdır. Yaratıcı süreçler yenilikler getirmelidir. Şu anki sahne formasyonumuz bizi çok mutlu ediyor. Dinleyicilerimizden de çok olumlu geri dönüşler alıyoruz, eksik olmasınlar. Doğru zamanda yine akustik bir çalışma yapma arzusundayım. :)

Röportaj: Ceren Dülgar