Muhteşem Denis Sulta ve İlham Kaynakları
Paylaş

Denis Sulta’nın performanslarından birine denk geldiyseniz, kendisinin coşkun personasını; house, disco, techno ve hip-hop türleri arasında serbestçe hareket eden, en az saç rengi gibi renkli ve değişken setlerini bilirsiniz. Henüz tanışma fırsatı bulamadıysanız ve Sónar Istanbul performansı öncesi kendisi hakkında bilgi edinmek isterseniz 26 yaşındaki  genç yeteneğin “Denis Sulta @ Cité du Train for Cercle” setini izlemenizi şiddetle öneririm.

Peki son yılların en çok konuşulan DJ’lerinden Glasgow çıkışlı Hector Barbour nam-ı diğer Denis Sulta’nın “yeraltı” hassasiyetlerine göz kırpan, hayat dolu ve melodik setlerinin ilham kaynakları nedir?

İrlandalı Ressam Francis Bacon

MixMag ile yaptığı bir röportajda 20. yüzyılın en etkili ve üretken ressamlarından biri olan Francis Bacon’ı en büyük ilham kaynaklarından biri olan gösteren Sulta, hayranlığını şöyle açıklıyor: “

“Bacon’un sanatsal ilhamının tamamı bir kimlik mücadelesi. Çift kişilik, sanırım, iki kişiliğe sahip olmakla ilgili değil, kişiliğini [başka bir tarafını] keşfetmekle ilgili - onun için bu cinsel kimliğiydi, ama benim için daha çok egomun nerede olduğu, kendimin nerede olduğu ile ilgili”

Bu hayranlığın Hector ve Denis isimli iki farklı karakter ile hayatını sürdüren birinin iç dünyasını ve üretimlerini anlamak için oldukça anlamlı bir ipucu olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Babası ve Babasının Disco Sevgisi

Sulta’nın müzikal seçimleri ve kimliği disco türünün etkisii yadsınamaz bir şekilde hissediliyor. Disco ile tanışmasına vesile olan isim ise babası Hamish Barbour. Oldukça yetenekli bir piyanist olarak tanımladığı babasıyla hala unutulmuş disco klasiklerini birbirlerine gönderip, iyi bir şarkı bulduklarında yaşadıkları heyecanın yerini hiçbir şeyin tutmadığının altını çiziyor ve setlerinde babasının en sevdiği parçalardan biri olan Average White Band’den “Let’s Go Round Again” sıklıkla yer veriyor.

Atlas - Atlus - Sulta

Sahnede gördüğümüz haz kaynağı tüm dünyaya mutluluk dağıtma görevini üstlenmeden önce hayata bakış açısını tamamen değiştiren bir duygusal süreçten geçiyor.  Üniversite’den ayrıldıktan sonra büyük bir depresyona giren Hector bu dönemi şu sözlerle anlatıyor:

“Yaptığım şeyden pek memnun değildim, kendimden emin değildim ve hayal kırıklığına uğradım üstüne üstlük her şeyin hakkım olduğuna inanıyordum. Sorunlarımın çok önemli olduğunu hissediyordum ve yetiştirilme tarzıma kızgındım - genç, orta sınıf güvensizlikler… Çok partiliyordum ve kazandığım her kuruşu hayatta kalmak için harcıyordum, duygularımla başa çıkacak hiçbir araç ve onlar hakkında nasıl konuşabileceğime dair en ufak bir fikrim yoktu.”

Bu yönsüzlük Hector’un ilk mahlası Atlus’a ve omzundaki Atlas pusula dövmesine ilham kaynağı oluyor. Sırtında dünyayı taşıyan Atlas’tan, 21 yaşında yaşadığı bir aydınlanma ile varoluşunu tersine çevirme kararı alarak Sulta mahlasını müzisyen, şu anda bildiğimiz o enerji kaynağına dönüşüyor.

Steve Strange, Boy George, Daniel Avery

Elektronik müzik sahnesine hakim olan maço tavrın aksine Sulta’nın gösterişli androjen görüntüsünün ilham kaynakları Visage grubundan tanıdığımız Steve Strange ve Boy George. “Giyinmeyi ve fevkalade gözükmeyi seviyorum, çünkü neden fevkalade görünmek istemeysin ki? İyi hissettiriyor." Kendini düzcinsel olarak tanımlayan DJ, insanın kimden hoşlanacağı belli olmaz diyerek şerh düşüyor ve duygusal olarak çok anlamlı bağlar kurduğu birçok farklı insan olduğunun da altını çiziyor. Bu duygusal bağlantıların en çarpıcı örneklerinden biri ağabeyi gibi gördüğü Daniel Avery için bir performans sonrası yaptıkları sohbetten ilham alarak yazdığı ‘Dan (wll SOME day KNOW How Special He Makes Me Feel)’ parçası.

Denis Sulta, Sónar Istanbul’un en eğlenceli performanslarından birine imza atmak için 7 Mart’ta SonarLab by Red Bull sahnesinde olacak!

Yazı: Gözde Tekay