Lüzumlu Yeteneklerin Buluşması: Lalalar
Paylaş

2019 başlarında, ilk başta dinamik canlı performanslarıyla, ardından da peşi sıra yayınlanan dört tekliyle müzik sahnesinde fırtına estiren üçlü Lalalar için yerli sahnede pek rastlamadığımız “süpergrup” tanımını kullanmak pek de abartılı olmayacaktır. Kısa sürede Avrupa’daki prestijli sahnelerde de boy göstermeye başlayan Lalalar, 21 Şubat Cuma akşamı Lokalize serisi kapsamında %100 Studio’ya konuk olacak.

Bubituzak ve Gaye Su Akyol gitaristi Ali Güçlü Şimşek’in, uzun yıllardır birlikte çalıştığı Barlas Tan Özemek ve hem DJ setleri hem de prodüksiyonlarıyla elektronik müzik sahnesinin kahramanlarından Kaan Düzarat’la güç birliği olan Lalalar’ın üretimini besleyen kaynaklar farklı zamanlara ve coğrafyalara yayılıyor. Yaratıcı bir füzyonla hayat bulan Lalalar parçalarında sürükleyici beat’ler üzerine serpiştirilmiş psikedelik ve Anadolu’ya özgü tınılar peşi sıra diziliyor. Öyle ki şimdiye dek yayınlanan dört şarkıyı da hafif sallanmadan, biraz dizleri kırmadan dinlemek mümkün değil. 

Dunganga Records ve Bongo Joe ortaklığıyla çift 45’lik olarak yayınlanan dört tekli, Lalalar’ın psikedelik âlemiyle tanıştığımız şarkılar oldu. Ali Güçlü Şimşek’in yer yer arkadaşına dert yanan yer yer beraber isyan etmeye çağıran vokalleri ve şarkıların bel kemiğini oluşturan vurucu bas yürüyüşleri, bu âlemin karakterini belirleyen unsurlar. Üstüne jenerasyonunun en yetenekli gitaristlerinden biri olan Barlas Tan Özemek ve dans müziğinin farklı geleneklerinin içinde kavrulmuş Kaan Düzarat’ın dokunuşlarını eklediğinizde, ortaya pürüzsüz işleyen bir mekanizma çıkıyor. Ekiple geçtiğimiz yaz yaptığım bir radyo yayınında Ali Güçlü Şimşek bu mekanizmayı şu sözlerle özetlemişti:

“Gerçekten birbirimizin eksiklerini çok iyi kapatan bir ekibiz. Hem arkadaşlığımızdan çok keyif alıyoruz hem de bir iş etrafında sanki bir piranha sürüsü gibi doğru yere saldırıp, yapabileceğimizin en iyisini vermeye çalışıyoruz. Herkesin bambaşka yetenekleri ve özellikleri var ama lüzumlu olanlarını buluşturuyoruz diyeyim.”

Gerek uzun yıllardır sahnenin farklı katmanlarında üretim yapıyor olmaları gerek aralarındaki uyum, Lalalar üçlüsünün kısa sürede parlamasında kilit rol oynuyor. İlk olarak Ocak 2019’da Demonation Festivali’nde sahne alan ekip, aynı yıl bittiğinde Avrupa’nın başlıca keşif festivallerinden Le Guess Who?’da, Kopenhag ve Londra gibi müzik şehirlerinin önemli salonlarında izleyici karşısına çıkmıştı. Çarpıcı canlı performanslarını bir o kadar etkileyici görsellerle destekleyen üçlü, 2020’lerin adını en çok anacağımız gruplarından biri olabilir. Henüz Lalalar’ın etkisi uzun süren sahne enerjisiyle tanışmamış olanlar, 21 Şubat Cuma akşamını bir kenara not etmeyi unutmayın.

Yazı: Cem Kayıran