İnsan Bedeninin En Saf Hali: Sutra
Paylaş

Geçtiğimiz sezon onuncu yılını kutlayan, bugüne kadar 32 ülkede, 64 kentte 190 bini aşkın seyirciye ulaşan Sidi Larbi Cherkaoui ve Sadler’s Wells London yapımı Sutra, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve Zorlu Performans Sanatları Merkezi (PSM) işbirliğiyle dokuz yıl aradan sonra 16-17 Eylül tarihleri arasında Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde…

Fas asıllı Belçikalı dansçı ve koreograf Sidi Larbi Cherkaoui, 2008 yılında Sutra dans gösterisini yaratma sürecindeyken dünya şimdiki halinden çok daha farklıydı. Cherkaoui’nin tek arzusu kendini tekrarlamamak uğruna Avrupa’dan uzaklaşmak oluyor. Koreograf sevdiği şeylere odaklanıyor yoga, müzik ve dövüş sanatları… Bu tutkular onu Çin’de bulunan Shaolin Tapınağı'ndaki keşişleriyle temas kurmasını sağlıyor. Burada geçirdiği beş günden sonra keşişlerin dünyası ile büyüleniyor. Bu büyülenme ise geçtiğimiz sezon onuncu yılını kutlayan, bugüne kadar 32 ülkede, 64 kentte 190 bini aşkın seyirciye ulaşan Sutra’nın ortaya çıkmasını sağlıyor.

Sutra, Buda’nın öğretileri için kullanılan sutta teriminden türetilmiş; Buda’nın kuralları ve aforizmalarını kapsayan genel bir ifade. Eserin yapısındaki en önemli isimlerden biri görsel ve yaratım sürecini oluşturan heykeltıraş Antony Gormley’nin ahşap kutuları. Diğeri ise Polonyalı besteci Szymon Brzóska; eşsiz müziği ile gösteriyi benzersiz hale getirmesi. Temelini melankolinin oluşturduğu müzik mekanın ve zamanın ruhunu tamamen duygusal bir ortamda ortaya çıkarıyor. Orkestra dans ile eş zamanlı canlı olarak eseri yorumluyor.

Sutra’da Shaolin Tapınağı’ndan 19 Budist keşişi bir arada izliyoruz. Cherkaoui gösterinin yıllar içinde geçirdiği süreci de şöyle anlatıyor, “Keşişlerin çoğu Shaolin tapınağındaki diğer sorumlulukları üstlenmek için gösteriden ayrılmak zorunda kaldı. Orijinal çocuk rahibin de değiştirilmesi gerekiyordu. Çünkü, o artık bir çocuk değildi. Orijinal oyuncu kadrosundan dört kişi hala bugün yer alıyor. Performansla ilgili zamansız bir şey var.”

Performans ise izleyicisine dansın gelenek ve ruhunun fiziksel disiplinle buluştuğu nefes kesici bir deneyim sunuyor. Hayat gibi inşa etme, yıkma ve sonraki dönüşüme odaklanıyor. Sahne 19 keşiş ya da dansçıya ait ahşap kutularla dolu. Bu kutular duvar, köprü, tapınak, açan bir çiçek veya mezarlık metaforu ile dansçıların birer uzvu olarak yerini alıyor.

KUNG FU’NUN BAŞ DÖNDÜRÜCÜ ZARAFETİ

Sahne dansçı Ali Thabet ve küçük keşişin büyük sahnenin minyatür bir modelini adeta satranç oynar gibi yeniden dizayn etmesi ile başlıyor. Adeta sahneye gelecek olan diğer dansçı keşişlerin kaderlerine karar verenler gibi görünüyorlar. Bir süre sonra büyük ahşap kutuları ile yeni bir dünya yaratmaya çalışan keşişler ortaya çıkıyor. Adeta hayatı simgeleyen bu tahta kutular insan bedeninin sınırsızlığını da izleyicisine gösteriyor. Müziğin ritmi ile bir hayatın yükselişine şahit oluyoruz. Ama bir noktadan sonra o tahta kutular sırtlarındaki bir tabutu da andırıyor. Bu kısım ise ölümün yükünün ağırlığını dans ile izleyicisine hissettiren en belirgin an. Hemen ardından keşişler takım elbiseleri ile bir kentli gibi çıkıyor karşımıza. Ama kılıçları ile bir savaşın içine de seyircisini sürüklüyor.
Gösteride çocuk keşiş ve Thabet’in kendi gümüş kutularındaki küçük alanda sıkışıp kalması, insan anatomisinin dans ile dile gelmesini bize gösteriyor. Tüm eleştirmenlerin Sutra’ya dair en dikkat ettiği nokta ise savaşçı rahiplerin Batılı bir izleyicinin benimseyeceği dansçılar olmaya çalışmamaları. Cherkaoui, bu noktada kung fu'yu yoga ile birleştiren özel bir çağdaş sunum ortaya koyuyor.  Kung fu'daki o özel zarafet ise mükemmel bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Cherkoui, dövüş sanatçıları olarak keşişlerin bu kadar özgün performans göstermesinden ilham aldığını itiraf ediyor ve “Her dövüş hareketlerinde inanılmaz bir özgünlük var. Her an patlayan bir enerjiye sahipler ama bu da oldukça kontrollü. Özellikle havada dümdüz uçtukları anları çok seviyorum. Bir dansçı, bir insan olarak, harekete nasıl yaklaştıklarını görmek heyecan verici” diyor.

İngiliz heykeltıraş Anthony Gromley tarafından tasarlanan kutular ise bir noktada kaleydoskopa dönüşüyor ya da lotus çiçeğinin açma anına. Bir izleyici olarak bakıldığında çok ağır gibi duran bu kutular ise bir saatlik gösterinin ortalarında artık dansçıların vücudunun bir parçası olarak hafızamızda yer ediniyor.

ÇAĞIMIZIN EN ÖNEMLİ KOREOGRAFİSİ

Gerek müziği gerekse koreografisi bakımından meditatif bir etkiye sahip olan gösteride ani yükselen savaş sahneleri bile oldukça minimal bir etkide. 21. yüzyılın her türlü imkanlarını kullanan dans topluluklarını düşününce oldukça sade ve içe dönük bir dünya var karşımızda. Son dönemin dahi koreograflarından Cherkaoui’nin tam da izleyicisine sunduğu gibi. Keza Cherkaoui, geçtiğimiz yılın en çok ses getiren Jay-Z ve Beyoncé’nin Louvre Müzesi’nde çekilen "Apeshit" klibindeki çarpıcı dansların da koreografisini yapan isim. Çağımızın en mühim sanatçılarının ortaya çıkardığı ve insan bedeninin en saf halini sunulduğu bu özel performans Sutra, İKSV işbirliği ile 16-17 Eylül tarihleri arasında Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde olacak. Başka ufuklara yelken açmak için es geçmemek lazım!

Yazı: Eda Solmaz