İlklerle dolu bir kariyer: The Blessed Madonna
Paylaş

Kendi prodüksiyonlarının yanı sıra dünyaca ünlü isimlere yaptığı remikslerle dans pistlerinin vazgeçilmezi olan parçalara imza atan The Blessed Madonna, 18-19 Mart’ta Zorlu PSM’ye yayılacak Sónar Istanbul programının en heyecan yaratan konuklarından biri. Kentucky, ABD doğumlu Marea Stamper’ın 2010’lar elektronik müziğine damgasını vuran serüveninden kimi satırbaşlarını hatırlıyoruz.

90’ların sonlarında underground ravelerde DJ’lik yaparak ve çeşitli miksteypleri el yapımı paketlemelerle satarak müzik dünyasına adım atan Marea Stamper, müziğini her zaman aktivist kimliğiyle girift bir şekilde kurguladı. House ve techno ekseninde kurguladığı setlerinin her biri, geçmişten bugüne LGBTİ+ mücadelesine bir saygı duruşu olarak kurgulanıyor.

The Blessed Madonna serüveninde pek çok “ilk” de var. Bunlardan bir tanesi için 2012’ye uzanıyoruz. Chicago’nun köklü gece kulübü Smartbar, The Blessed Madonna ve “house müziğin vaftiz babası” olarak nam salmış efsane Frankie Knuckles’ı resident DJ’leri olarak belirledi. Bir sonraki yıl, dans müziğinin en eski bağımsız kulübü olarak anılan Smartbar’ın 30 yıllık tarihinde bir ilk yaşandı ve kulübün kürasyonu ilk kez bir kadına, The Blessed Madona’ya emanet edildi.

Ardından Berghain’ın Panorama Bar’ında çalmak üzere davet edildi. Hayatındaki ilk pasaportu çıkardı ve ABD dışındaki ilk setini Berlin’de çaldı. Kabinde heyecandan titrediğini, ellerinin terlediğini anlatıp şunları söylüyor: “Bir sihir ortaya çıktı ve kontrolü üstlendi. Aşk dalgaları üzerinde surf yapar gibiydim. Bunu sadece house müzikle yaşayabilirsiniz.” 

Bu adımın ardından kariyeri eşine az rastlanır bir ivme kazandı. Kısa sürede dünyanın dört bir yanındaki festivallerin aranan ismine dönüştü The Blessed Madonna. Bir gün devasa bir stadyumda, bangır bangır çalan bir gruptan sonra tek başına sahneye çıkıp “sihrini” yapıyor; ertesi gün 50 kişilik küçük bir odada çalıyordu. Kimi zaman house ekseninde ilerleyen dans seanslarına, kimi zaman keskin techno setlerine, kimi zaman da sekiz saatlik disco maratonlarına yön veriyordu. Çok yönlülüğü, onu özel kılan nüanslarından başında geliyor şüphesiz.

Dünyayı kasıp kavurduğu dönemi tarih sayfalarına yazdıran bir başka “ilk”e geldi sıra. 2016’da Mixmag tarafından “Yılın DJ’i” seçildi. Evet, doğru tahmin! Bu unvanı elde eden ilk kadın DJ olmuştu.

2017’de Chicago’dan ayrılıp Avrupa’ya taşınmaya karar verdi. Yeni merkezi, 13 gece üst üste sold-out çaldığı şehir olan Londra oldu. BBC Radio ve meşhur kulüp XOYO’da residency yapmaya başladı. 

Kulüpler, plaklar, remiksler derken 2018’de popüler video oyunu Grand Theft Auto’da kendi radyo istasyonunu kurdu. İsmi, kariyeri boyunca birçok kez kullandığı “We Believe” oldu. Oyunun online versiyonunda, GTA oyuncularına özel bir DJ set bile çaldı. Rockstar Games’in bu alanda ilk denemelerinden biriydi. Hatta video oyun âleminde canlı müzik performansları dalgasının öncülerinden biri olduğu bile söylenebilir.

Tiga, Robyn, The Chemical Brothers, Georgia, Camber Johnson, Celeste… Şarkıları The Blessed Madonna tarafından remikslenmiş isimlerden birkaçı. Yine de The Blessed Madonna ve remiks kelimeleri aynı cümlede geçince, akıllara Dua Lipa ve Future Nostalgia albümü geliyor. Zira albümün remiksleri baştan sona The Blessed Madonna’ya emanet edilmişti. 2020 yazın da Club Future Nostalgia adıyla çıkan remiks derlemesinde, The Blessed Madonna tarafından yapılmış iki remiksin yanı sıra bizzat onun tarafından kürasyonu yapılmış harika bir konuk listesi var: Kaytranada, Horse Meat Disco, Yaeji, Masters at Work, Mark Ronson ve dahası…

Yazı: Güven Yalın (Bant Mag.)