Hakan Bahar ile Modern Gazino: Cazino
Paylaş

Moda ve sahne sanatlarını eşsiz bir biçimde harmanlayan Hakan Bahar yeni nesil gazino “Cazino” ile touché’de olacak. Yüksek modayı; nostaljiyi, bir dönemin estetik kültürünü ve müziğini eşi benzeri olmayacak bir deneyimle sunmaya hazırlanan Hakan Bahar’dan Cazino’yu dinledik.

Cazino konseptini yaratırken size ilham veren en önemli şey ne oldu?

Mesleğim olan stylistlik ( moda editörü) için moda dergilerinde çalıştığım zamanlarda moda çekimlerinin başlığını spot yazısını yazmak , konseptin hikayesini şiirsel bir dil ile yazmak heyecanlandığım konuların başında gelirdi. Konsept yaratmak, ilham almak, okuduklarımı ve izlediklerimi harmanlayıp yeni şeyler yaratmak... Mimariden, kostümden, stilden, uyandırdığı histen ilhamdan etkilenerek pek çok katmanın ve sanat dalının etkisi büyüktür Cazino’nun yaratımında. Ama Türk kültürünün içinde yer alan Gazino kavramının çağdaşıdır Cazino.

Kostümleriniz ve sahnedeki duruşunuz adeta bir müzikal sahnesini andırıyor. Şarkı repertuarınızı hazırlarken bir kompozisyon kurguluyor musunuz ?

Yaşamın her anını müzikal tadında izlerim ve yaşarım. Cazino ‘dan önceki projem “İstanbul Gazinosu “ projesinde giydiğim Hakan Yıldırım imzalı kostümüm Mozart‘ın Sihirli Flüt operasındaki Papageno karakterini çağrıştırıyordu. İstanbul Gazinosu böyle bir kompozisyonun çağrışımları ile yapıldı. Alaturka sahnesinde opera ya da müzikal esintilerin yer aldığı bu stiller Türk müziğinin değerli bestekarları ve kalbimi titreten pek çok melodi bu kompozisyonun içine dahil oldu. Bazen bir Münir Nurettin Selçuk eserinde bazen Selami Şahin bestesinde.

Sahne performansınıza eşlik eden çarpıcı kostümleriniz de sanatınızın bir parçası. Cazino sahnesindeki kullandığınız kostümlerin hikayesi nedir?

Kostümlerimin yaratıcısı Hakan Yıldırım. Bu konuda şanslıyım ve emin ellerdeyim. Yıldırım ‘ın yeteneği ve müzik aşkı birleşince görkemli kostümler ortaya çıkıyor. Moda sektöründe çalışmaya başladığım ilk zamanlarda yollarımız kesişen ve dostluğumuz devam eden Yıldırım ile müzikal kariyerimin dönüm noktası olan Couture defilesindeki sahnemdir. Şiirsel bir anlatım diliyle yaratılan koleksiyonun orta yerinde podyumda şarkı söylemem bana ve izleyenlere hatıralarımıza bıraktığı iz muazzamdı. Couture defilesinde sarkı söyledikten sonra müzikal yolculuğum yeni bir serevüne dönüştü.

Söylemekten en çok keyif aldığınız içinde kendinizi bulduğunuz parçaları düşündüğünüzde Cazino’da olmazsa olmaz dediğiniz besteci kimdir?

Cazinonun olmazsa olmazı Münir Nurettin Selçuk eserleridir. Bu eserleri Münir Bey‘in kullandığı şan tekniği ile çalışıyorum. Münir Bey Paris Konservatuarı’nda öğrendiği şan tekniğini kendi eserlerinde ve alaturka eserlerin icrasında uygulamıştır. Şan eğitmenim Çağnur Gürsan ile eserleri tekniğe uygun çalışıyorum ve icra ediyorum .

Peki Cazino’nun en ayıştırı yanı nedir sizce?

Cazino bir harman kendi öz müziğimizin caz tınıları ile kaynaşması. Aslında İstanbul gibi Alaturka ve Alafranga. Bu kentin kültürünün çoksesliliğinin yansıması .Gazinodaki müzikal çeşitliliği İstanbul ile karşılaştırırsak Gazinonun çoksesliliği şimdi İstanbul Cazinosu.

Cazino bir şarkı olsaydı nakaratı ne olurdu?

Caminin müezzini yok

Ah bu işin düzeni yok

Çok memleketler gezdim

Aman buradan güzeli yok

Çağdaş Gazino diye yepyeni bir akımın öncülerinden oldunuz nedir bu Çağdaş Gazino?

Charles King‘in “Modern İstanbul ‘un Doğuşu” kitabından bazı alıntılar yapacağım.

“Vur patlasın çal oynasın eğlenenler, istedikleri anda şehvet kapılarını açık bulanlar yüzyıllardır bu şehrin İstanbul‘un bir parçasıydı. 1919 yılında Rumen Prensesi ve sosyete dedikoducusu Martha Bibesco İstanbul ile ilgili şunları anlatır: Oturduğum semt Pera‘da günbatımından sabah saat ikiye kadar etrafa cehennem gibi bir müzik yayılır demiş. Penceresinden yorgun yüzlü erkek ve kadınların gaz lambalarının ışıgında koyun sürüsü gibi bir müzikholden ötekine sürüklendiklerini seyrederdi. Tomtom Kaptan Sokağı’nda rakip müzikhollerin sesleri birbirine karışır, açık pencerelerden fonografların sesi duyulurken sokaktan laternacılar geçerdi. İstanbul hiçbir zaman olmadığı kadar gürültülüydü. . . .”

İşte Çağdaş Gazino bu geçmişin eseri ve ilhamıdır.

Röportaj: Tuğçe Üstündağ