Gönül Rahatlığıyla Tüketin: İbrahim Selim ile Bu Gece
Paylaş

Youtube’un en sevilen Late Night programı “İbrahim Selim ile Bu Gece” artık Zorlu PSM touché sahnesi ve Zorlu PSM Youtube kanalında! Programa tüm hızıyla hazırlanırken İbrahim Selim ile keyifli bir sohbet fırsatı yakaladık. Her hafta sürpriz bir konuğun katılacağı programda müzikten, stand-up’a, mizahtan güncel konulara; kültürün her alanına doyacağız.

Seslendirme, dizi, film, tiyatro, müzikal, program sunuculuğu ve daha bir sürü farklı türde projelerde yer aldınız. Saydıklarım arasından hangisi sizin için “olmazsa olmaz”? Sadece bir iş yapmak zorunda kalsanız arasından hangisini seçerdiniz?

Tiyatroyu seçerdim zannediyorum. Sahnede olmanın hem mesleki, hem de üretim anlamında çok artısı var. Aynı zamanda günümüz teknolojisiyle diğer her şeyi de sahneye dahil etmek mümkün. O nedenle hem olmazsa olmaz, hem de yapabileceğim tek şey olarak tiyatroyu seçeceğim.

Aynı zamanda çok fazla proje içerisinde yer alıyorsunuz. Sıradan bir gününüz nasıl geçiyor; zaman yönetimi için uyguladığınız özel bir yönteminiz var mı?

Bana o kadar çok gelmiyor. Sanırım bunun etkisi var. :)
Aslında küçüklüğümden beri çalışmayı severim. O nedenle çok projem varmış gibi hissetmiyorum. Sanırım sırrım hep sevdiğim şeylerin içinde olmam. Erken uyanıp geç uyuyorum, onun zaman anlamında çok faydası oluyor. İş bölümüne çok önem veriyorum. Beraber çalıştığım insanlardan çok yardım alıyorum. Gerçi hiçbir işi tek başıma yapmayı sevmediğim için her projede ekip kuruyorum. Bazı arkadaşlarım her projede benimle zaten. Onlara kısaca çekirdek ekip diyorum, #yıkımekibi. :)

Arkadaşlarım konusunda da çok şanslıyım, onlara her fırsatta fikirlerini sorarım. Uyanıp mailleri kontrol ediyorum, gün içinde yapılacak hiçbir şey yoksa bile mutlaka iki üç iş çıkarırım kendime, bir yerde lazım olur diye. Yapılacaklar listesi kalabalıksa onları hallederim. Performans önceleri mutlaka arkadaşlarımla bir araya gelir, onlarla vakit geçiririm. Yani şimdi “öyle yaparım, böyle yaparım” diye uzun uzun anlatıyorum ama galiba hayatı yaşarken bir yandan da iş yapıyorum.

Youtube’un en sevilen Late Night programlarından biri İbrahim Selim ile Bu Gece, Ekim 2018’den beri hayatımızda. Programın formatı, içeriği ilk nasıl gelişti; nasıl hayat buldu ve zorlukları neydi?

Aslında başka bir iş üzerine konuşuyorduk biz Onedio ile. “Bir de video projesi yapalım mı, ne yapalım?” diye konuşmaya başladık, benim ağzımdan döküldü program fikri. Programın içeriği üzerine uzun uzun çalıştık arkadaşlarımla. Late Night programlarının belli formatları var zaten, onları yapmazsanız başka bir şey oluyor bu programlar. Dolayısıyla o formatı nasıl işleyeceğimiz üzerine çalıştık. Yazdık sildik, kendimizi parçaladık, sonra denemeler yaptık ve en son da karar verdik. Yayına başladıktan sonra da denemeye devam ettik. Çeşitli bölümler ekledik, çıkardık.

Herhangi bir üretimde karşılaşılan zorluklardan başka bir zorluktan söz edemem sanırım. Ben genelde içinde olduğum işin aynı zamanda tepesinde de durup, her şeyi didklediğim için birebir her şeyle ilgileniyorum. Sistem oturana kadar biraz yorucu oluyor ama sonrasında herkes konforlu çalışıyor. Burada da öyle oldu diyebilirim.

Bu sezon touché’de gerçekleşecek programı hazırlarken Türkiye’nin her yerinden, 100 kişilik bir editör ekiple çalışıyorsunuz. Birlikte çalışma süreciniz nasıl işliyor, bu süreci nasıl yönetiyorsunuz?

En çok heyecanlandığım şeylerden biri de bu bahsettiğiniz stajyer kadro. Aralarında inanılmaz yetenekli insanlar olan kalabalık bir grup var artık yanımızda. Aslında başlangıçta amacım üniversitelilerle bu anlamda bir işbirliği yapmaktı. Onlara alan açmak, kendilerini ifade edebilecekleri ya da görünür hale gelecekleri bir şeye dahil etmek istiyordum. Ama sadece üniversitelilerle sınırlı kalmadı. Akademisyen, öğretmen, doktor, oyuncu bir sürü eğitimli insan var şu an bu kadroda ve her birini çok önemsiyorum.

Teknolojinin ellerinden öpmeyi de ihmal etmeyeyim. Maille iletişim kuruyoruz. Yanyana gelmek artık bu tarz birliktelikler için zaman kaybı.

Çekirdek kadroyla beraber koordine ediyoruz. Projelerin konuları ve metin biçimlerini tespit edip arkadaşlarla paylaşıyoruz. Onlardan gelenleri de değerlendiriyoruz. Bu değerlendirmede bütün mailleri ben de tek tek okuyorum. Gerekirse editliyoruz ve kullanılabilir hale getiriyoruz.

Şu an ısınma turlarındayız, yayınlar başladığı zamanı sabırsızlıkla bekliyoruz hep beraber.

Tarihten bugüne dilediğiniz bir kişiyi İbrahim Selim ile Bu Gece’ye konuk olarak getirebilseniz kimi seçerdiniz?

Tarihten bugüne diye başlayınca o kadar çok insan var ki merak ettiğim. Hangi birini seçeceğimi bilemiyorum. Tarihi bir kişiliğin bugün olanları yorumlaması çok bilindik artık. Bugün yaşıyor olsaydı şöyle derdi diye tahminler havalarda uçuşuyor bir sürü insan için. İlk aklıma gelen Atatürk, 1. Elizabeth, Platon, Marilyn Monroe gibi isimler. Ama galiba ben babaannemi getirirdim. Özledim de birazcık.

Röportaj: Ceren Dülgar