Black Art Jazz Collective ile Kısa Bir Sohbet
Paylaş

Cazın en büyük yıldızlarından oluşan Black Art Jazz Collective, Garanti BBVA Konserleri kapsamında 17 Ekim’de touché sahnesinde olacak. Grubun trompetçisi Jeremy Pelt performanslarından önce değerli vaktini bize ayırdı ve sorularımızı yanıtladı.

Topluluk nasıl bir araya geldi ve giderek büyüyen bu hedefi bugün nasıl tanıtıyor?

Tenor saksafoncu Wayne Escoffery, davulcu Johnathan Blake ve ben, caz medyasının bu Afro-Amerikan sanat biçiminin öncülerinin etkisini ve önemini azaltma çabasını tartışmak üzere buluştuğumuzda grup kurulmuş oldu. Hedefimizi tanıtma şeklimiz ise sadece var olmak ve üst düzeyde çalmaya devam etmek!

Müzikal yolculuğunuza ilham veren kahramanlar kimler?

Misyonumuz, bu müziğin tarihinde varlıklarını ve müziklerini kabul ettirmek için savaşmak zorunda kalan her siyahi sanatçının yaşadıklarıyla paralel ilerliyor. Bu nedenle birçok farklı kaynaktan ilham alıyoruz.

İstanbul’a ilk kez geldiniz. Şehirdeki müzik kültürü hakkında bilginiz var mı?

Aslında öyle değil. Grup İstanbul’a ilk kez geliyor ama BENİM kesinlikle ilk gelişim değil. Hatırladığım kadarıyla buraya 2011’den beri geliyorum. Ancak İstanbul’a ya da genel olarak Türkiye’ye özgü müzik kültürü hakkında çok bilgili olmadığımı söylemeliyim. Bu konuda daha fazlasını öğrenmek için sabırsızlanıyorum.

Bugün bir trompetçi olarak, günümüzün değişen müzik prodüksiyonu hakkındaki düşüncelerini öğrenebilir miyiz? Elektronik müzikteki yükselişi nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Müzik prodüksiyonu” derken sanırım gerçek müzik üretim sürecinden ziyade müziğin bugünkü çıktısından bahsediliyor. Durum böyleyse bu konu hakkında gerçekten hiçbir fikrim yok. Tüm müzik türlerinde olduğu gibi iyi müzik ve kötü müzik diye bir şeyin olduğuna düşünüyorum. Bana diğerlerinden daha içten bir şekilde hitap eden müzikler var. Sanırım bu herkes için böyledir. Elektronik müziğin “yükselişine” gelirsek, bu müzik hep vardı. Bu konuda kesinlikle yeni bir şey yok, o yüzden benim için çok da önemli değil. Her zaman olduğu gibi, ustaca yapıldığı takdirde elektronik unsurların müzikle birleşimini destekliyorum.

Röportaj: Nazlı İlke Kaya