Bir Zaha Hadid Eseri: Guangzhou Opera Binası
Paylaş

2016 yılının Mart ayında hayatını kaybeden dünyaca ünlü mimar Zaha Hadid, avangart sanat dalında değerlendirilen parametrisizm akımının öncülerinden, neo-fütürizmin ise en değerli isimlerinden biri olarak anılıyor. Londra'daki Su Sporları Merkezi ile Los Angeles'taki Eli ve Edythe Broad'un bağışlarıyla gerçeğe dönen Broad Müzesi'yle birlikte Hadid'in tarzını yansıttığı en başarılı eserlerinden biri de Çin'in Guangzhou şehrindeki Guangzhou Opera Binası. PSM Blog’un bu yazısında, değerini şimdiden kanıtlamış binayı inceliyoruz.

Guangzhou şehrine yapılacak bir opera binası için 2002'de düzenlenen uluslararası tasarım yarışması, Hadid'in yanı sıra kooperatif düzeniyle ilerleyen ünlü mimari tasarım firması Coop Himmelblau ve mimari teorisi ile şehir plancılığı üzerine yaptığı çalışmalarla kendine oldukça saygın bir konum edinen Rem Koolhaas gibi isimlerin de dikkatini çekti. Bu zorlu yarışmanın galibi, bir çift çakıl taşını andıran tasarımıyla Zaha Hadid'di. Tasarımıyla The Guardian gibi prestijli yayınlardan övgüler toplayan Hadid, aynı zamanda moda tasarımcısı Vivienne Tam'ın 2010 sonbahar koleksiyonuna ilham kaynağı oldu.

Şu an için Pekin'deki Ulusal Performans Sanatları Merkezi ve Şanghay'daki Şanghay Büyük Tiyatrosu'yla birlikte ülkenin en büyük üç sahnesinden biri olan Guangzhou Opera Binası, 2010 yılında Puccini'nin Turandot operasına Amerikalı Shahar Stroh'un yönetmenliğinde ev sahipliği yaptı. Bu, ülke tarihi için aynı zamanda bir dönüm noktasına işaret ediyordu; çünkü Turandot, hükümet tarafından uzun yıllar boyunca Çin'i ve Çinlileri kötü gösterdiği gerekçesiyle yasaklanmıştı.

Pearl Nehri'nin kenarındaki konumuyla gerçekten de sudan seken çakıl taşlarını andıran bina, yıllar içinde uluslararası finansın önemli merkezlerinden biri haline gelen Guangzhou şehrinin kültürel gelişiminde oldukça önemli bir yer tutuyor. Günümüzde Guangzhou Opera Binası; 1800 kişilik kapasiteye sahip salonu, doğal ışığı içeriye davet eden tasarımını son teknolojiyle buluşturan yapısı, şehrin geçmişiyle geleceğini tek potada eriten dokusu ve yanı başındaki kendi adını taşıyan metro durağıyla şehrin simge binalarından biri konumunda.