beden, şiir ve biraz sihir: CIRCA
Paylaş

45. İstanbul Müzik Festivali kapsamında Zorlu PSM sahnesinde izleyeceğimiz Opus 2, sirk sanatını modern, taze ve yenilikçi bir bakış açısıyla ele alıyor. Yaron Lifschitz yönetimindeki Avustralyalı topluluk Circa’nın yaylı dörtlüsü Debussy Quartet’le beraber sahnelediği performans, müziğin beden ve hareketle ilişkisini şiirsel, akrobatik ve etkileyici bir dille ortaya koyuyor. Bugüne kadar ürettikleri tüm projelerle dünya çapında turnelere çıkan ve büyük alkış toplayan Circa’nın kurucusu ve yönetmeni Yaron Lifschitz hakkında ilginizi çekecek bilgi ve alıntılara kulak veriyor, kendisi ve Circa ile yarattıklarını daha yakından tanıyoruz.

Gösteri sanatları tutkusu üzerine
“Bence sanat insanı seçiyor. Ben sanatla yetişmiş biri değilim. Çizemiyorum, dans edemiyorum, güzel bir sesim yok veya bir aktör değilim. Ancak bir gün içimde bir şey uyandı, ışığa doğru yürüdüm ve yıllarca kendimi nasıl utandırmayacağımı çözmeye çalıştım. Bu işi tam 20 yıldır yapıyorum ve hâlâ nasıl yapmam gerektiğinden hiç emin değilim.”
Sanatı oluşturan temel unsurlar üzerine
“Ben bir sanat işinin kurucu unsurlarıyla ilgileniyorum: çizgi, form, şekil, ritim, ağırlık vb. gibi. Peki bütün bunlar nasıl ortaya çıkıyor? Her şov, karakterlerin hikâyeleri veya yolculuklarının yanısıra bu unsurlar üzerine kuruluyor. Asıl önemli olan, bu unsurların nasıl işlediğini ve birbirleriyle nasıl ilişki kurduklarını çözmek bence...”

İnsan bedeni üzerine
“Bence insan bedeni içkin şekilde şiirsel ve politik. Bedeni bir yöne doğru eğdiğinde veya diğer yöne doğru büktüğünde onu ister istemez kodlamış oluyorsun. Biri için seksüel, diğeri için güç üzerine, bir diğeri için hâkimiyet hakkında bir hareket olabilir bu. Oysa ki tek yaptığın bedeni bükmektir. “

Andy Warhol ve sirk sanatı üzerine
“Andy Warhol bir zamanlar seks ve partilerin insanın kaçırmaması gereken iki şey olduğunu söylemişti. Bence sirk de bu listeye eklenebilir. Sirk nihai varoluşsal sanat formudur: her şey gözler önünde gerçekleşir ve riskler gerçektir. Cicra’da bizim görevimiz bu riskleri almak ve izleyicilerimiz için gerçekten

Akrobatlarla çalışmak üzerine
“Çalıştığım kadro birbirini çok iyi tanıyor ve birbirlerine spontane tepkiler verebiliyor. Bu bir topluluk olmanın getirdiği bir avantaj. Her şey katı bir koreografiden öte, esnek ve geçirgen bir şekilde gelişiyor. Akrobatlar sorumluluk alıyor ve işi kendileri oluşturuyorlar. Bazen biri hasta veya sakat olduğu için bir hareketi o akşamki şovda yapmak istemeyebilir. O zaman bu boşluğu doldurmak, değişiklikler yapmak durumundasınız. Aynı şekilde akrobatlar sürekli yeni hareketler denemek ve kendilerini zorlamak da istiyorlar. Spontanlık ve uyumluluk işin doğasında var.”

Genç sanatçılar ve yönetmenler üzerine
“Vizyonunuza güvenin ancak onu gerçekleşmek konusundaki çalışmalarınıza hep şüpheyle yaklaşın. Herkesi dinleyin ve kendinizi çok ciddiye almayın. Hayat karmaşık ve garip. Dünyada çok fazla vasat iş var ve şanslıysanız ruhunuzu satma şansınız daha sonra yakalarsınız. Şimdilik vizyonunuzu ve kendi sesinizi bulma ve sahneyi bu vizyonla doldurabileceğinizi gösterme zamanı.”
Geride bırakmak istediği miras
“Umuyorum ki sirkin şiirle, fikirlerle ve duygularla dolu, derin bir sanat formu haline gelmesinde, akrobatların sanatçılara dönüşmesinde ve Brisbane’den küçük bir topluluğun dünya çapında ünlenmesinde bir katkım olmuştur.”

İlham kaynakları
“Aslında her şey. Müzik, partnerim, oğlum, edebiyat, filmler, fikirler, insanlar ve şarap...”
Uğruna mücadele vermeye değer bulduğu şeyler
“İklim değişimi, sanat fonları, engelli hakları ve Avusturalya Devlet Yayın Birliği, hepsinin

İyi bir haftasonu için olmazsa olmazları
“The New Yorker, bir şişe kırmızı şarap, çok fazla kahve, garip saatlerde gelmeyen Skype aramaları ve küçük ailemle zaman geçirmek.”
Başarı tanımı
“Yaptığın işi ve çevrendeki insanları sevmek.”
Bilge bulduğu bir söz
“Uyku korkaklar içindir.”

“Çalıştığım kadro birbirini çok iyi tanıyor ve birbirlerine spontane tepkiler verebiliyor. Bu bir topluluk olmanın getirdiği bir avantaj. Her şey katı bir koreografiden öte esnek ve geçirgen bir şekilde gelişiyor.

CIRCA’NIN DÜNYACA ÜNLÜ PROJELERİNDEN BAZILARI
Humans (2017):
On akrobatın insan vücudunun sınırlarını zorladığı bu performansta Circa topluluğu insan olmanın ne demek olduğuna dair soruları hareketlerle sorarken, izleyicileri bizi biz yapan bedenlerimizin, tutkularımızın ve birbirimizle ilişkilerimizin etkileri üzerine bir yolculuğa çıkarıyor. Closer (2016): Yetenekli bedenlerin sergilediği nefes kesici akrobasi ve hava hareketlerinden oluşan, seyirciyle oldukça iç içe bir sahnede sergilenen Closer, Circa’nın en çok konuşulan projelerinden bir tanesi.
Landspace with Monsters (2016): Circa’nın sirk geleneğini minimalize ettiği bu performans geleneksel numaralar, trapezler, ipler ve palyaçolar yerine ahşap kutular, sert bir yüzey ve metal borularla kurgulanmış yepyeni bir sirk anlayışını hayata geçiriyor.
Il Ritorno (2015): Operayla dans ve akrobasiyi birleştiren Il Ritorno, ismini İtalyan besteci Moteverdi’nin Il Ritorno d’Ulisse in Patria operasından alıyor. Yokluk, özlem ve ayrılık temalarının işlendiği performansta yedi akrobata iki şan sanatçısı ve dört müzisyen eşlik ediyor.
Carnival of the Animals (2014): Akrobatların kara ve deniz aleminin hayvanlarına dönüştüğü bu eğlenceli karnaval Circa’nın mizah yönü ağır basan performanslarından bir tanesi. Etkileyici kostümleriyle jonglör zebralar, havada taklalar atan kangurular ve havalı filler sirk gösterilerinin en tartışmalı yönü olan hayvan şovlarının yetenek ve yaratıcılıkla kötü koşullara mahkûm edilen hayvanlar olmadan da yapılabileceğinin bir göstergesi.

Yazı: Yetkin Nural