Avustralya kıyılarından chillwave tınıları: Tora
Paylaş

2013’teki kuruluşundan bu yana chillwave janrında zengin bir palet yaratan Avustralyalı grup Tora, 8 Aralık’ta Zorlu PSM %100 Studio’da sahne alacak. Eylül ayında çıkan üçüncü albümü A Force Majeure ile karantina döneminin bünyedeki etkisini yüksek enerjilere çeviren Tora, yazı özlemeye başladığımız bu günlerde içimizi ısıtmaya ve dans ettirmeye geliyor.

Dream-beat, glo-fi ya da hypnagogic pop gibi isimlerle de anılan chillwave’in karışımını 80’ler electro pop’una ait titreşimlerin retro duyarlılığı ve modern elektronik dokunuşların birleşimi olarak tanımlayabiliriz. Bu yaklaşımı, akılda kalıcı minimal beatler aracılığıyla R&B ve synth pop gibi türlerle harmanlayan grubun; elektronik altyapı ile organik sesleri bir arada kullanması, Jo Loewenthal ve Jai Piccone’nin ses uyumu ve sakin armonilerine eşlik eden iç görülü şarkı sözleri grubun ulaştığı popülaritenin ardındaki sebeplerinden. 

Kariyerleri başladığı gibi Tora (2013) ve Eat The Sun (2014) EP’leriyle dikkat çeken grup, dönemin ruhunu yansıtan bu türün tam da zirve yaptığı yıllarda ortaya çıkmıştı. Tora, ilk albüm Take A Rest (2017) çıkana kadar dünya çapında 70’ten fazla festivalde sahne almıştı bile. 

2017’den bugüne 3 Tora albümü

Grubun bu hareketlilik süresince deneyimlediklerinden ilhamla iki yıl boyunca Los Angeles, Berlin ve Amsterdam gibi şehirlerde kaydettikleri Take A Rest’in mastering’ini Chet Faker ve Hiatus Kaiyote gibi isimlerle çalışmış Andrei Eremin yapmıştı. O zamana kadar yaptıkları en hareketli iş olan albüm, turneleri esnasında yaptıkları alan kayıtlarını da içeriyordu. Take A Rest’ten sonra Tora turlamaya kaldığı yerden devam etmiş; Glastonbury, Splendour In The Grass, The Great Escape gibi festivallerde çalmıştı. 

İkinci albümleri Can’t Buy The Mood (2019) ile topluma, insan ilişkilerine ve bunların yarattığı hislere odaklandığını anlatan Tora, bop ritimleriyle bezediği albümle yer yer techno’ya da göz kırpan bir uzunçalar ortaya çıkarmıştı. Bu sefer çoğunlukla Byron Bay’de kalarak albümün tüm etmenlerinden sorumlu olmuş, Can’t Buy The Mood’un yazarlığı ve prodüksiyonunun yanı sıra albümün kapak tasarımını bile kendileri üstlenmişlerdi. 

Son albümleri A Force Majeure (2021) ile ise Tora, pandeminin de etkisiyle söz konusu temaları çok daha derin bir boyuttan ele almış. Karantina koşullarını bir şekilde faydaya dönüştürerek, hâlihazırda fazlasıyla atmosferik olan soundlarını gittikçe büyütmüş ve altını doldurmuş. “When Will I Learn” ve “Why Won’t You Wait” teklileriyle parlayan albüm; içerdiği disko gitarları ve iç ısıtan synth partisyonlarıyla grubun önceki işlerinden daha canlı, enerjik ve aynı zamanda ayakları yere sağlam basan bir iş. 

Adını, Yunancada “şimdi” anlamına gelen kelimeden alan Tora; Jo Loewenthal, Jai Piccone, Shaun Johnston ve Thorne Davis’den oluşuyor. Loewenthal, Johnston ve eski grup üyesi Tobias Tunis-Plant’in lisedeyken kurdukları alternatif rock grubu Alice Blu, müzisyenler daha henüz konservatuar eğitimi alırken Avustralya yerlisi birçok gruptan önce çalma şansı yakalıyor. 2012’nin ortalarına kadar bu şekilde faaliyet gösteren ekip, Melbourne gibi merkezi şehirlerle temasta bulunup, ses mühendisliği ve modern müzik alanlarında üniversite eğitimi almaya, Avrupa’yı gezmeye başladıkları sırada elektronik müziğe gittikçe daha da fazla ilgi duymaya başlıyor. Bununla birlikte davulcu Thorne Davis ve vokalist Jo Loewenthal, Yeni Güney Galler’e dönmeye karar veriyorlar. Diğer üyelerin de onları takip etmesiyle ekip Byron Bay’de buluşuyor ve böylece, Tora’nın yolculuğu resmen başlıyor.

Parcels ve The Babe Rainbow gibi grupların da doğum yeri olan kıyı kenti Byron Bay, sörfçüler ve sırt çantalı gezginlerle sanatçıların, zanaatkârların, müzisyenlerin bir arada olduğu; yaratıcı insan gruplarının yollarının sıklıkla kesiştiği küçük bir liman kasabası. Denize kıyısı olan bölgelerde faaliyet gösteren bir sürü bağımsız müzik grubunda olduğu gibi Tora’nın şimdiye kadarki işlerinde de aldırmaz ve ferah bir hissiyat var. Nitekim grup da 2019’da YouTube’daki Wavelength kanalına verdikleri röportajda, müziklerini üç kelimeyle tarif etmeleri istendiğinde sakin, eklektik ve organik sözcüklerini seçiyorlar. Glass Animals, James Blake, SOHN ve Toro y Moi gibi isimlerle de karşılaştırılan Tora; Bonobo, hâtta John Mayer gibi isimlerden de esinlendiklerini; üzerlerinde en yoğun etkisi olan müzisyenin ise James Blake olduğunu söylemiş. 
8 Aralık Çarşamba günü gerçekleşecek Tora konserinin biletlerine Passo'dan ulaşabilirsiniz. 

Yazı: Zeynep Naz Günsal (Bant Mag.)