TR / EN
İstanbul Devlet Opera ve Balesi - Fındıkkıran

Ana Tiyatro - Oturmalı Düzen /

  Sahne Sanatları
Bilet Al

İstanbul Devlet Opera ve Balesi - Fındıkkıran

27 Aralık 20:30

  • Aralık
    27
    20:30

İstanbul Devlet Opera ve Balesi,

Rus besteci P. İ. Çaykovski’ nin 1891 yılında bestelediği son eseri olan, küçük Alman kız Clara Stahlbaum’un yeni yıl hediyesi olarak aldığı fındıkkıran oyuncağı ile ilgili rüyalarını konu alan büyü-masal tarzı Fındıkkıran bale eserini koreograf Uğur Seyrek ‘ in neo- klasik tarzda yorumuyla, dünya sahnelerinde olduğu gibi yeni yıl kutlamaları ile özdeşleştirerek 27 Aralık günü ZORLU PSM’ de seyirci ile buluşturuyor. 

Alman yazar E. T. A. Hoffmann’ın değişik ülkelerdeki benzer halk öykülerinden yola çıkarak 1815'de yazdığı ‘’Fındıkkıran ve Fareler Kralı’’  adlı öyküyü,  ünlü Fransız yazar Alexander Dumas hikayenin kasvetli havasını yumuşatıp bir masal havasına dönüştürerek  uyarlama ve çeviri şeklinde 1844'te yayınlamıştır.

St. Petersburg'daki Krallık Tiyatroları'nın 1890’larda yönetmeni olan Ivan Vsevolojsky, Dumas'nın Fındıkkıran öyküsünün iyi bir bale eseri olabileceğini düşünmüş ve Krallık Tiyatrosu’nun bale yönetmeni Fransız asıllı ünlü koreograf Marius Petipa’dan bir bale yaratmasını istemiştir. Petipa hazırladığı detaylı librettoyu besteci Çaykovski’ye vermiş ve bu bale eserini bestelemesini istemiştir. Eserin galası 18 Aralık 1892'de yapılmış ancak  başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Eleştirmenler Fındıkkıran'ı hiç sevmemişlerdir. Bu başarısızlığa rağmen sonraki yıllarda çeşitli koreografların eserde uyarlamalar yaparak sahnelemeleri sayesinde bale, kaybolup gitmekten kurtulmuştur.

 

Fındıkkıran ‘ ın librettosu Uğur Seyrek ve Işık Noyan’a, koreografi ve rejisi Uğur Seyrek ‘ e ait. İsmail Dede eserin dekorunu, Serdar Başbuğ ise kostümlerini yarattı.

Clara rolünde İlke Kodal  Fındıkkıran / Prens rolünde Batur Büklü, Drosselmeyer rolünde M.Nuri Arkan, Fare Kral rolünde Egemen Kement ve diğer rollerde İstanbul Devlet Opera ve Balesi - Bale sanatçıları dans edecekler.

Eserin koreografı Uğur Seyrek :

‘’ Benim de Fındıkkıran oynama şansım oldu. Uzun yıllar içinde birçok da Fındıkkıran yorumu izledim.

Benim yorumum ise; her eserde olduğu gibi bir ön hazırlık oldu ve bu, Fındıkkıran’ da üç sene kadar sürdü. Bu tür çok bilinen eserleri yeniden yorumlayabilmek, nedenlerin ve niçinlerin cevabını bulabilmek kolay bir iş değil. Bir seneye yakın zamandır hikayeyi ve müziği tekrar tekrar dinledikten sonra genelde eserlerimde ağırlık kazanan insan ögesinden yola çıkarak sonuca varabildim. Bütün çalışmalarıma hayat görüşümü katıyor, ana tema olarak aşk, nefret, hayal kırıklıkları ve en önemlisi kadına şiddeti işliyorum…

Genellikle modern yorum yapan koreograflar eserin tüm müziklerini kullanmazlar. Ben 24 parçanın tamamını kullandım.

38 yıl sahne sanatlarında aktif çalışma sırasındaki izlenimlerim sonucu, herhalde hep böyle olur; değerler kaybedildikten sonra önem kazanıyor. Bu benim bale sanatı için izlenimlerim. Ama öyle inanıyorum ki hayatta ve dünyadaki her şey için geçerli.

Bu bakış açısıyla benim Fındıkkıranımda eser, uzun yıllar dans etmiş bir balerinin emekli olduktan sonra fotograf albümlerine bakarken başlıyor. Gerisini de size bırakıyorum…’’