Atölye: Sinematerapi - Bağlanma / Bireyselleşme
11 Nisan 20:00 - Sky Lounge
Paylaş

Şule Öncü eğitmenliğinde gerçekleşecek olan "Sinematerapi: Bağlanma - Bireyselleşme" workshop'u,Zorlu PSM'de sizlerle...

Sinematerapi: 
Bağlanma / Bireyselleşme

Atölye, Zorlu PSM ve Human Art iş birliğiyle gerçekleşmektedir.

Eğitmen: Psikoterapist Şule Öncü

Sinematerapi Atölyesi, film izleme hazzıyla içgörü ve farkındalık kazandıran psikolojik yorumları bir araya getiren, iyileştirici bir öğrenme ve gelişim platformudur. İlişkilerimizin kaderini belirleyen temaların ele alındığı seminerlerden oluşur.

Atölye;

kendini ve ötekileri daha iyi anlamak,

ilişkilerindeki aksaklıkları gidermek,

sorunlarına farklı bakış açılarıyla bakabilmek ve çözüm üretebilmek,

gündelik ve varoluşsal zorluklara karşı daha esnek ve dayanıklı olmak,

bireysel potansiyelini gerçekleştirmek,

hayatını anlamlandırmak ve yaşamını renklendirmek isteyen yetişkin bireyler içindir.

18 yaşını doldurmuş, her meslekten bireyler katılabilir. Çiftlerin ve ailelerin birlikte katılımları mümkün ve uygundur.

Her atölye oturumunda ele alınan temayla birebir örtüşen beş ila yedi filmden sahneler izlenir. Her sahnenin ardından Şule Öncü, psikoterapi birikimi ve deneyimi çerçevesinde sahneyi yorumlar: Filmdeki bireyler ne istiyorlar, ihtiyaçları ne, kendilerinden ve birbirlerinden ne yapmaya çalışıyorlar, dirençleri ne yönde, bireylerdeki ve ilişkideki sorun nerede, nasıl daha iyi olabilir… Filmi bu hatlar üzerinden okuyarak; bir durumu, sorunu ya da ilişkiyi anlamaya ve baş etmeye çalışırken neye, nasıl, neden ve hangi perspektiflerden bakılabileceğini anlatır ve katılımcılardan gelen soruları yanıtlar.

Atölyede film sahnelerine hep birlikte gösterilen dikkat, gerçek hayatta da karşılığını bulmakta; işlevsel ve iyileştirici bir dikkat ve farkındalık pratiğine dönüşmekte.

Bu dikkat, aynı zamanda bir terapistin danışanına gösterdiği dikkat olduğundan, katılımcılar atölyede kendilerine ve ilişkilerine bir terapist gözüyle bakmayı, kendilerinin terapisti olmayı da deneyimliyorlar.

Film izleyerek, dolayısıyla özdeşim üzerinden duyguya ulaşarak çalışıldığı için atölyede öğrenilenler kalıcı oluyor, duygusal zekayı destekliyor. Kişiyi yaşama ve başkalarına karşı daha açık, daha dayanıklı kılıyor. Kendi çözümlerini ve anlamlarını üretebilmesine, ilişkilerine yerleşebilmesine katkı sağlıyor.

Sinematerapi Çarşamba günleri saat 20:00 - 22:30 saatleri arasında gerçekleşecektir.

Atölye süresi: 2 saat 30 dakika

Nisan - Mayıs Programı:

11 Nisan - Bağlanma - Bireyselleşme

18 Nisan - Yakınlık - Mesafe - Sınırlar

25 Nisan - Cinsellik

2 Mayıs - Aşk ve Ötesi

11 Nisan - Bağlanma - Bireyselleşme

Filmler:

 

-          Lars and the Real Girl

-          Prozac Nation

-          Mother and Child

-          Submarino

-          Angela’s Ashes

-          Secrets and Lies

 

Oturumda ele alınacak olan alt konular:

Bağlanma sorunu nedir, neden kaynaklanır?

Bağlanma örüntüsü ebeveynden çocuğa nasıl geçer?

Güvenli bağlananlar (esnek ve dayanıklılar)

Kaygılı kaçınmacı bağlananlar (sert kabuklular)

Kaygılı çelişkili bağlananlar ( hassas derililer)

Güvensiz bağlananların ilişkilerde ebeveyn arayışı

Yanlış kişiden duygusal tahsilat çabası

(ebeveynin borcunu sevgiliye ödetmeye çalışmak)

Bağlanma sorunlarıyla baş etme ve aşma yolları

Bağımlı oluştan bağlı oluşa geçiş için öneriler

 

Atölyeden kesitler:

“Bağlanma sorunu, sadece romantik ilişkileri değil, öteki ile kurduğumuz bütün ilişkileri içerir...

İlişkideki özgürlük alanını geniş tutmak adına “bağlanma sorunum var” dediğimizde; sadece nazikçe “çok eşliliği tercih ediyorum” demiş olmayız. “Yeryüzü hayatıyla bağ kurma sorunum var” diyoruzdur...

Bağlanma sorunu, aynı zamanda ayrışma-farklılaşma-bireyleşme sorunudur.

Bağlanma sorunu olun kişinin yapışık, dolaşık, içinde kaldığı biri ya da birileri vardır.

Ne yaparsa yapsın, ne kadar başarılı olursa olsun, yine de değersiz, yetersiz, içten içe suçlu hisseden, varlığından utanç duyan birey, kendisine hak ettiğine inandığı cezayı verecek olanı seçer ve ona bağlanır bazen...

Anneden alınan güven, başkalarıyla yakın ve anlamlı ilişki kurma cesaretine

dönüşecek olan yakıttır. Bu yakıt yetersizse, çocuk dış dünyaya ve ötekilere merak, cesaret ve kendine güvenle yaklaşmakta zorluk yaşar...

Bağlanma ve yakınlık zaaflarından muzdarip kişilerle girilen ilişkilerden sonra birey ilişkiye fazla temkinli yaklaşır, ilişkiden kaçar, ilişkiye direnir ya da paradoksal bir şekilde bir türlü yerleşemediği çok sayıda ilişkiyi dener hale gelebilir. Başkalarına duyduğumuz güven, yetişkinlikte sarsılabilir. Ya da tersi gerçekleşebilir; hassas derili anneyle büyümüş kaygılı-çelişkili bağlanan biri, güvenli bağlanan esnek ve dayanıklı biri ile yakın ilişkiye girdiğinde değişir. Ötekinden öğrenmeye açıksa daha güvenli, daha sakin, hayata ve insanlara karşı daha cesur olur. Söz konusu öteki, bir sevgili olabilir, bir dost ya da bir psikoterapist. Sisteme giren yeterince güçlü biri, sistemdeki zafiyeti giderip patolojiyi sağlığa dönüştürebilir...”

Alıntılar: Şule Öncü / Yatıyorum bir şey diyor musun?

---

*Filmleri önceden izlemiş olmak şart değildir. Sunum sırasında gerekli bilgi verilir.

Şule Öncü kimdir?

Şule Öncü, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunu psikoterapist ve yazar. Uzmanlık alanları; bireysel psikoterapi, çift ve aile terapisi, psikodrama grup terapisi. Psikoterapinin yanı sıra kendi tasarımı olan Sinematerapi Atölyesi ve Yaratıcı Psikoloji Atölyelerini yönetiyor, üniversitelerde konferanslar veriyor. Kadın-erkek ilişkilerini konu alan psikoterapi kitabı Yatıyorum bir şey diyor musun? Eylül 2017’de yayımlandı. Diğer kitapları; insan doğasına dair ikilemleri konu alan Gertrude 2ye nasıl bölündü? (roman) 2008’de, erkeklik-kadınlık halleri üzerine metinlerden oluşan Zaaf (öykü) 2012’de yayımlandı. Bazı metinleri; Psikeart, Psikesinema, Psychologies, Radikal gazetesi, Tempo dergisi, Eşik Cini ve İZ dergileri ile kendi internet sitesinde yer almakta. Psikoterapi çalışmalarını İstanbul Nişantaşı’nda sürdürüyor.

Sky Lounge

Ana Tiyatro’nun çatısında bulunan Sky Lounge, koridorlar hariç, 750 m2’lik kullanım alanı sunuyor. 65 m2 servis ve bar alanı ile 70 m2 mutfağı bulunan mekanın iki taraftan asansör ve merdiven ulaşımı mevcut.  18x24 m’lik 3 ara akslı truss sistemi ve 8m’ye kadar çıkabilen truss yüksekliği ile ayakta 500 kişi misafir edilebiliyor.

Sky Lounge; bugüne kadar Uluslararası Yatırım Zirvesi Akşam Yemeği, FIBA Dünya Kadın Basketbol Şampiyonası Daveti, Hürriyet Gazetesi İnsan Kaynakları Daveti ve Garanti Bankası’nın özel bankacılık müşterilerine yönelik düzenlediği “The Phantom of the Opera” davetine kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yaptı. 20 Şubat- 12 Haziran 2016 tarihleri arasında Digital Revolution Sergisi’ne ev sahipliği yapan SkyLounge, sonrasında da yeni açılacak sergilerin gözde mekanı haline gelecek.