Yakından Tanıyalım: Michelle Gurevich
Paylaş

Kariyerine Chinawoman sahne adıyla başlayan ve uzun bir süre kendisini öyle tanıdığımız Michelle Gurevich; etkileyici sesi, farklı vokal tarzı ve üstün söz yazma yeteneğiyle ile kısa sürede kendi niş dinleyici kitlesini oluşturmayı başardı. Rus asıllı sanatçı 12 yıllık kariyerine hepsi birbiriyle tutarlı 5 albüm sığdırdı. Tutarlılık ile tekdüzelik arasındaki ince çizgide onu başarıya ulaştıran en önemli faktörse bu süreçte tekrara düşmeyerek kendisini yakından takip eden hayranlarını sıkmamayı başarması oldu. Müziği Leonard Cohen ve Nico (Christa Päffgen) gibi isimlerle karşılaştırılacak kadar iddialı olsa da Gurevich ünlü yapım şirketleriyle çalışmak yerine kendi müziğini bildiği gibi yapmaya devam ederek alternatif çizgisini korudu.

Samimiyetle yazdığı şarkı sözlerini, görkemli bir retro sound ile sunan Michelle Gurevich’in müziğini genel kalıplar içinde betimlemek hem zor hem de haksızlık olurdu. Gizemli bir çekiciliği olan tarzını melodiye dayalı, incelikle yazılmış sözlerle anlattığı trajik hikayelerle tamamlıyor. Düşteymiş gibi söylediği karanlık satırlarla birleştirdiği samimi baladlar tarzının temel ögeleri oluşturuyor.

Mühendis bir baba ve balerin bir annenin çocuğu olarak Toronto, Kanada’da dünyaya gelen Gurevich, profesyonel müzik kariyerine başlamadan önce uzun yıllar boyunca müziğinde yadsınamaz etkilerinin olduğunu söylediği sinema sektöründe çalıştı. O dönemde yönetmen olmak isteyen sanatçı uzun bir süre kurguculuk yaparken bir yandan koreograflık yapıyordu. Şarkı sözleri yazan, koreografi hazırlayan, kısa film çeken ve farklı enstrümanlar çalabilen Gurevich’in bir noktada patlama yaratacağı aşikardı ancak muhtemelen kendisi dahil kimse bunun MySpace’e yükleyeceği bir şarkıyla gerçekleşeceğini beklemiyordu.

Tarz olarak slowcore rock ve lo-fi pop arasında süzülen Michelle Gurevich ilhamını Rus kökenlerinden alıyor. 2007 yılında yayınlanan çıkış albümü Party People, albüme de adını veren şarkının başarısıyla kısa sürede Almanya, Polonya, Beyrut ve Türkiye başta olmak üzere Doğu Avrupa’da çok sevildi.

2010’da ikinci albümü Show Me the Face dinleyiciyle buluştu. 11 şarkının bulunduğu albümde Gurevich söz yazarı, vokal performans ve prodüktör olarak yer aldı.

Kariyerinde Alla Pugacheva, Adriano Celentano, Charles Aznavour, Yoko Ono, Francis Lai, Xavier Dolan, Todor Kobakov, Jennifer Castle ve Federico Fellini gibi hem müzik hem de sinemayla ilişkili isimlerden etkilenen Gurevich’in kimi şarkıları farklı film ve reklamlarda kullanılırken kimi şarkıları da filmlere ilham verdi. İlk albümünde yer alan Lovers are Strangers şarkısı 2012 yapımı Litvanya filmi Kolka Cool’un soundtrack’i olarak karşımıza çıktı.

Kariyerinin ikinci single’ı Russian Ballerina, kaydedildikten beş sene sonra 2013’te Nokia reklamında kullanıldı. Aynı yıl, Gezi Parkı olaylarının yaşandığı sırada haberleri yakından takip eden Gurevich, Türk hayranlarına destek olmak amacıyla yazdığını söylediği Kiss in Taksim Square şarkısını yayınladı. Türkiye ve İstanbul’u çok seven Gurevich o tarihe kadar komşu ülkelerden sevenlerinin de olduğu iki İstanbul konseri vermişti bile.

Bir sonraki yıl yine tüm söz ve vokallerin yanı sıra synthesizer ve gitarda da boy gösterdiği üçüncü albümü Let’s Part In Style‘ı yayınladı. Blue Eyes Unchanged şarkısının öne çıktığı albüm Atina, İstanbul, Warsow, Moskova ve Berlin gibi kentlerde oldukça beğeni topladı ve bu şehirlerde yine biletleri önceden tükenen konserler verdi.

Aynı yıl Cannes Film Festivali’nde Camera D’or ödülüne layık görülen, Fransız yapımı Party Girl filmi vizyona girdi. Gurevich’in Party Girl ve I'll Be Your Woman şarkılarından esinlenerek çekilen film yıl buyunca birçok festival ve eleştirmenden pozitif yorumlar aldı.

2016 yılına kadar Chinawoman ismiyle tanıdığımız sanatçı, radikal bir kararla bundan sonra kendi adını kullanacağını ve önceki tüm albüm ve single’larının yeniden yayınlanacağını duyurdu. Aynı yıl içinde dördüncü albümü New Decadense dinleyicilerle buluştu. Bir kez daha karanlığa davet eden buğulu sesiyle sevenlerini büyüleyen sanatçı, videolarıyla da beğeni topladı.

Her ne kadar konserlerinde kalabalık bir müzisyen ekibiyle çalışsa da, her albümünü aynı alternatif, yalın prodüksiyon tekniğiyle kaydeden Michelle Gurevich son albümü Exciting Times’ı geçtiğimiz sene yayınladı. Way You Write ve Something Has Changed gibi şarkıların öne çıktığı albümle bir kez daha hayranlarını mest etti. İlk kez canlı diyecekler ve dinleyemeye doyamayanlar için Michelle Gurevich 16 Mayıs’ta Studio’da sahnesinde olacak.

Yazı: Neyzen Tevfik Savrın