The Australian Pink Floyd Show’un Tarihinde Hızlı Bir Yolculuk
Paylaş

Her şey, 1988 yılında Avustralya’nın Adelaide kentinde yerel bir gitarist olan Lee Smith’in içindeki Pink Floyd sevgisinin bir tutkuya dönüşmesiyle başladı. Pink Floyd hayranlığını paylaştığı arkadaşları Grant Ross ve Trevor Turton ile bir grup kurmaya karar veren Smith Allan’s Music Store’a Allan’s Music Store’a şöyle bir ilan astı:

 “Vokalist ve klavyeci aranıyor. Beklentimiz profesyonel. Yalnızca Pink Floyd çalıyoruz.”

Bunun üzerine aralarına Steve Mac ve Jason Sawford’u katan ekip, “Think Floyd” adı altında çalışmalara başladı. Gruplarından ve kendilerinden tek beklentileri ise hayranı oldukları Pink Floyd’un şarkılarını hakkını vererek çalabilmekti.  Ve bunu başardılar.

“Think Floyd” ismiyle Avustralya çapında bir sürü konser verdiler. 1993 yılında İngiliz fanzin Brain Damage’dan aldıkları Pink Floyd Konferansı daveti üzerine ağustos ayında kendilerini Wembley’de buldular. Bu sırada isimlerini “The Australian Pink Floyd Show” olarak değiştiren grup, tam üç saat boyunca süren bu performanstan sonra İngiltere’de adeta viral oldu. Yüzlerce konser teklifi alan grup bir süre İngiltere’de aralıksız konserler verdi. Ünleri Avrupa çapında yayılan grup, evden uzak olmaları nedeniyle birkaç grup üyesini kaybetse de yoluna devam etti.

1994 yılında grubu çok heyecanlandıran bir gelişme yaşandı. Konserlerinden birinin kulisinde Pink Floyd’en efsanevi üyesi David Gilmour’u kendilerini dinlerken buldular. Gilmour “Daha önce hiç Pink Floyd’u canlı dinlememiştim.” Sözleriyle gruba armağan edebileceği en büyük iltiafatı sunuyor. Gilmour daha sonra topluluğu 50.yaşını kutlamak için Fulham Town Hall’da düzenlenen doğum günü partisine davet etti ve sahnede onlara Guy Pratt ve Rick Wright’ın da katılımıyla eşlik etti.

1997 yılında ise Pink Floyd’un “Animals” albümünün kapağındaki binada – Battersea Power Station – konser veren grup, iyiden iyiye ünlenmeye ve kendine ait bir hayran kitlesi edinmeye başladı. 1998 yılında ise  Glastonbury Festivali’nde sahne aldılar.

2003 yılında Pink Floyd’un en ünlü albümlerinden biri olan “The Dark Side of The Moon”un yıldönümü sebebiyle tüm albümü kaydetme kararı aldılar. Daha sonra TDSOTM turnesine çıkan grup, Kuzey Amerika’yı ve Avrupa’yı adeta fethetti. Malta’da verdikleri konserlerine Malta Başbakanı dahil 10.000 kişi katılan grup, bu turdan harikulade övgülerle döndü.

 

“Wish You Were Here” ve “Animals” albümlerini de kaydeden grup, 2008 yılında kendi kuruluşlarının yirminci senesini kutladılar. Aynı sene Wembley Arena ve O2 Arena’da sahne alan grup, arenaları dolduran kalabalığa sevdikleri ve özledikleri müziği heyecanlı bir canlı performansla sunmanın haklı gururunu yaşadılar.

Avrupa çapında sayısız müzik festivalinde halen yer almakta olan grup, canlı performanslarından 3 DVD, ve “Exposed in the Light” isimli bir albüm yayınladı.  Bugün halen içlerindeki sonsuz Pink Floyd aşkı ile sevdikleri müziği en yüksek kalitede, her gün kendilerini geliştirererek hayranlarıyla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyor.