Rodrigo Amarante: Brezilya’dan Amerika’ya Keyfi Bir Sürgün
Paylaş

Yazı: Yetkin Nural

Rodrigo Amarante ismi Türkiye’de henüz kulağa yabancı olabilir. Oysa pek çoğumuz onu -ismen olmasa da-  Pablo Escobar’ın hayatını konu alan Narcos dizisinin ‘‘Tuyo’’ isimli açılış parçasından tanıyoruz. 13 Kasım akşamı Studio sahnesine konuk olacak Amarante’nin Brezilya’dan Los Angeles’a olan yolculuğuna 20 yıla yaklaşan müzik kariyerinin satır başları eşliğinde beraber göz atalım.

Brezilya’da ilk yıllar: Los Hermanos ve Orquestra Imperial

Tam ismiyle Rodrigo Amarante de Castro Neves, 1976 Rio de Janerio doğumlu bir şarkıcı, söz yazarı, multi-enstrümantalist ve besteci. Müzik yolculuğuna 1999 yılında bugün Brezilya’nın popüler grupları arasında yer alan Los Hermanos grubunda başlayan, farklı enstrümanlara olan hakimiyetinin yanı sıra samimi, kalpten gelen söz ve besteleriyle zaman içerisinde grubun lider elemanlarından biri haline gelen Amarente aynı zamanda gene Brezilya’da, tamamen farklı bir müzik icra eden Orquestra Imperial grubunun da kurucuları arasında yer alıyor.

 

 

Beklenmeyen bir davet ve verimli bir ‘sürgün’

Daha önceleri bir kez bir ödül için Los Angeles’a gelen Amarante, aslında kendine kalsa bu şehre gelmeyi seçmeyeceğini söylüyor. Geçmişinden alıştığı şehirlerin karakterini her an hissettiğini, ancak Los Angeles’da şehrin kendisinin aslında kayıp olduğunu düşünen müzisyen, bu şehrin batının temsil ettiği herşeyin özünü oluşturduğunu, buraya pek çok kimsenin başka yerde gerçekleştiremeyeceği hayallerle ve geçmişinden kaçarak geldiğini düşünüyor. Ancak nihayetinde Devendra Banhart’ın Smokey Rolls Down Thunder Canyon albümünde yer almak için Los Angeles’a davet edilen Amarante bir şekilde kendini bu şehirde yaşarken ve gelecek projelerini şekillendirecek insanlarla tanışırken buluyor.

Amarante’nin bu davet vasıtasıyla tanıştığı isimlerden iki tanesi ise The Strokes’dan tanıdığımız Fabrizio Moretti ve şarkıcı-söz yazarı Binki Shakiro oluyor. Üçlünün ismini Los Angeles’ta beraber takıldıkları ‘dive’ bardan alan Little Joy grubunu kurması ise Amarante’nin Amerika’daki yaşamını da kalıcılaştıran son gelişmeyi işaretliyor. Grubun kendi ismini taşıyan ilk ve şimdiye kadar ki son albümleri ise ünlü plak şirketi Rough Trade’in imzasını taşıyor.

 

Kendi kimliğini söküp takmak: Cavalo

Little Joy projesini takiben solo üretimine odaklanan Amarante, kiraladığı küçük bir dairede tamamen kendi içine kapanıp ilk solo albümü Cavalo’daki parçaları yazmaya başladı. Fransızca, İngilizce ve Portekizce dillerinde parçaların bulunduğu albüm, Amarante’nin Brezilya’dan Amerika’ya olan yolculuğunun hikayelerini ve bu yolculuk üzerinden kendi kimliğine, geçmişine ve hafızasına dair sorgulamalarını içeriyor. 

‘‘Tuyo’’ parçasının 1930’lara uzanan öyküsü

Cavalo’nun piyasaya çıkışını takiben, yönetmen José Padilha Narcos dizisinin açılış ve tema parçasını bestelemesi Rodrigo Amarante’ye ulaştığında beklediğinden çok daha fazlasını alacağının farkında değildi kuşkusuz. Kendisi de bir sinefil olan ve hatta parçaları için ‘‘sanıyorum ben müziğimi siniri bozuk bir yönetmenin tavrıyla yazıyorum’’ diyen Amarante, ‘‘Tuyo’’yu yazmak için önce Escobar’ın çocukluğuna, oradan da Pablo Escobar’ın annesi Hermilda Gaviria’nın 1930’lardaki gençliğine doğru inen bir kurgu yaratıyor.

Parçayı Hermilda Gaviria’nın gençliğinde hayranlıkla dinlediği ve daha sonrasında kendi oğluna ‘ideal erkeğin, bir kahramanın tanımı’ olarak söylediği bir şarkı olarak kurgulayan Amarante, Pablo’nun bu parçayı annesinden dinleyerek parçayı söyleyen erkeğe dönüştüğünü hayal etmiş. Güçlü bir erkeğin aşık olduğu kadına söylediği bir şarkı olarak yazılan ‘‘Tuyo’’nun sözleri ilk bakışta cömertlik ve tutku barındırıyor gibi görünse de, aşık olduğu kadına istediği herşeyi verebileceğini söyleyen bir erkeğin sahiplenici, egemen tavrının altında yatan gizli narsistliği  hissettiriyor.

 

Bugünlerde 2019’un ilk aylarında çıkacak yeni albümü üzerinde çalışan Rodrigo Amarante’nin 13 Kasım’da Zorlu PSM Studio sahnesinde gerçekleştireceği performansta yeni parçalarını da dinleme olasılığımız epey yüksek. Sedef Sebüktekin-Canozan’ın açılışını yapacağı ve sonrasında sahneyi Amarante’nin sıcak ve samimi performansına devredeceği gecenin biletleri ise burada.