Mohsen Namjoo ve Sıra Dışı Hayatı
Paylaş

Yazı: Neyzen Tevfik Savrın

Mohsen Namjoo, nam-ı diğer İranlı Bob Dylan müziğin her alında var olan, setar sanatçısı, söz yazarı, şarkıcı ve müzik bilimcisi. 42 Yaşındaki sanatçı geleneksel İran ezgilerini caz, blues ve rock ile harmanlayarak müziğe acem-blues gibi bir tür kazandırdı ve bu türün ilk örneklerini sundu. Klasik Fars şiirlerini batı müziğiyle yorumlayarak ortaya çıkardığı bu müzik türü dünyada büyük ses getirdi. Uzun süredir Amerika’da yaşayan Namjoo yeni şarkılar üzerinde çalışmaya devam ederken bir yandan New York’un prestijli okullarında müzik bilimcisi olarak dersler veriyor. Ancak ironiktir ki hakkında övgülerle bahsedilen, ’Müzikal bir devrim’ olarak yorumlanan müziği sanatçının tam tersi bir hayat yaşamasına sebep olmuş.

Mohsen Namjoo’nun büyüdüğü ve 12 yaşında geleneksel İran müziği eğitimi almaya başladığı şehir Meşhed’de konser vermek yasak. Bu yüzden müzik olgusunun ‘halka açık’ ve ‘yer altı’ olarak ikiye ayrıldığını söylüyor. Burada öğrenimi tamamladıktan sonra Tahran’a giden Namjoo, geleneksel şarkılarla başlayan müzik hayatına Tahran Üniversitesi’nde tanıştığı modern batı müziğini de ekleyerek bugünkü eşsiz soundunun temellerini atmış oldu.

Bu yıllarda elektro gitarla setarı, ağıtlarla cazı bir araya getirdi. Kimileri ona deha dese de, benzeri olmayan tarzların birleşimi ve Namjoo’nun sınırları aşan vizyonu kendisinin 1994 yılında başladığı üniversiteden 1997 yılında atılmasına neden oldu. Fakat “modern İran müziği” için çabalamaktan hiç vazgeçmedi.

2000’lerin başında, yayınladığı amatör şarkıları dönemin gençleri ve yenilikçileri tarafından çok sevildi. Tahran’da konserler verdi hatta  yer altı müzisyenlerine destek veren bir dergi tarafından ödüle layık görüldü. İlk albümünü 2007 yayımladı. Albüm kitlelerce sevilse de geleneksel İran müziğinin formunda yaptığı değişiklikler, şikayet ve olumsuz tepkileri de beraberinde getirdi ve bir şarkısında sureden alıntı yaptığı / sureyi müzik ile okuduğu gerekçesiyle 2009’da suçlu bulundu.

Müziğin ve sanatçının beslendiği şeyin savaş veya politika değil kendi iç dünyası olması gerektiğini söyleyen Namjoo şarkılarında modern İran şiirlerine, geleneksel ağıtlara, dualara yer veriyor. Kendi yazdıklarında ise daha önce hiçbir şiir veya şarkıda duyulmayan bir dil kullanıyor. Her zaman denenmemiş denemek isteyen ve tüm sanatçıların da bunu yapması gerektiğini savunan sanatçı bu merakı sayesinde 2016’da çıkardığı son albümünde yer alan Mojir isimli şarkısında 9 yaşındayken vefat eden dedesiyle düet yaptı. Şarkının sonunda duyduğumuz ses o sırada kanser olan dedesine ait. Kardeşiyle birlikte dedesinin Mojir Dua’sını okuduğu sırada sesini kaydeden Namjoo, bu kaydı yıllar sonra şarkısında kullanarak dedesini onurlandırdığını söylüyor. Başka bir röportajında ise yaşadığı bu zorlukları şu cümleyle özetliyor: “Banksy gibi bir sanatçı olmak isterdim, görünmez olup yalnızca müziğimi yapabilmek…” 

Modern İran müziğinin en önemli temsilcilerinden biri olan, dünyanın birçok yerinde tüm biletlerin günler öncesinde tükendiği konserler veren Mohsen Namjoo uzun bir aradan sonra hafızalardan silinmeyecek bir konsere daha imza atmak üzere yine biletleri tamamen tükenen bir konser ile 1 Şubat’ta yeniden İstanbullu sevenleriyle buluşmak için Zorlu PSM Ana Tiyatro’ya geliyor.