TR / EN
Digi.logue ile Keşfet: “GAME-ART HENÜZ EMEKLEYEN BİR DİSİPLİN”

Digi.logue ile Keşfet: “GAME-ART HENÜZ EMEKLEYEN BİR DİSİPLİN”

06 Haziran 2017

Game-Art ile uğraşan ve şu ana kadar pek çok karma sergide yer alan Kaan Sofuoğlu, geçtiğimiz ay gerçekleşen Mamut Art Project’in dikkat çeken isimlerinden biriydi. Sofuğlu ile büyük heyecan duyduğu dijital sanat üzerine konuştuk.

Önce seni kısaca tanıyabilir miyiz? 

1992 İstanbul doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde fotoğraf video öğrencisiyim. Şu an yurtdışında bir şirkette 3D model ve animasyon yapıyorum.

Dijital sanata olan ilginden bahsedebilir misin?

Dijital teknolojinin sanat motivasyonu ile kullanıldığı, en genel ifade ile “dijital sanat” benimde heyecan duyduğum bir alan. Ancak bu ilgimi, dijital teknolojinin marifetine duyduğum hayranlıktan ayrı tutuyorum. Benim için etkileyici olan, teknoloji ile yorumlanan insan doğasıdır. Çoğu zaman dijital sanat, tabir yerindeyse bilim-kurgu ile karışabiliyor. Belki de sebebi, bu yeni malzeme ile ilgili ortak bir dilin tam anlamıyla henüz oluşmadığıdır.

Game-Art çoğumuz için yeni bir konsept. Bu tekniğin ne olduğunu anlatabilir misin biraz bize?

Bana göre en temel anlamıyla Game-Art, entelektüel amaçlar doğrultusunda üretilmiş oyunlardır. Video olması şart değil. Fiziksel bir oyun da olabilir Game-Art. Sanat da olabilir, muhalif bir tutum da.

Bunu biraz açabilir misin?

Öncelikle bir kurguya ve oyuncuya ihtiyaç duyuluyor. Oyun, sanatçısının belirlediği doğrultuda, sanatın gerçekleşmesi için karşı tarafa deneyime mecbur bırakıyor. Eğlence amacı olmadığı için rekabet ve puan kazanmak gibi genel oyun prensiplerinden muaf olabilir.

Bu alanda sana ilham veren işlerden bahsedebilir misin?

Dijital sanatlar hakkında bir platform olan Ars Electronica’da neler olduğunu elimden geldiğince takip etmeye gayret ediyorum. Uzak Doğu’daki sanatçı ve küratörler bu alanda oldukça etkileyici işler gerçekleştiriyorlar. Türkiye’de de dijital eser üreten önemli sanatçılar var. Onlardan da ilham alıyorum. Etkilendiğim işlerin dijital olup olmaması hiç önemli değil.

Game-Art ileride sanat anlayışında ne tür değişikliklere neden olacak sence?

Bir izleyici olarak bana göre sanat, kainatı hatırlamak için iyi bir bahanedir. Sonuçta onun bilgisini içerir. Yeter ki sanat “her şey” olsun. İnsana uzak olmasın yeter. Metot ne olursa olsun, tanımlardan başka ne değişebilir?

Dijital sanat ise aslında bir tür felsefe sorunu. Gelecekte tekniğin gücüne vurgu yapan sanal gerçekçi üretimler artacaktır. Şu an daha çok soyutlamalara kaçan işlere tanıklık ediyoruz. Nasıl söylesem, “Oyunumsuluk” denilen bir dönem daha modasını koruyacaktır. Bunda “Indie game” kültürünün etkisi de büyük, Game-Art’ın henüz emekleyen bir disiplin olması da. Tabi bunlar hep varsayım…

Mamut Art Project’te sergilediğin “Phole AI” ziyaretçiler tarafından çok ilgi çekti. İsmine nasıl karar verdin? Ne anlama geliyor?

Phole – AI iki sözcüğün kısaltmasıdır. Türkçesi “iğne deliği kamera” olan “Pinhole camera” ile yapay zeka anlamında kullanılan AI, yani Artificial Intelligence. Çeşitli kaynaklarda dijital sanatın tarihi fotoğrafın icadına kadar gider. Pinhole (veya camera obscura) bilindiği gibi en ilkel görüntü üretme yöntemlerinden biridir. Bilgisayar kodlarıyla üretilen görsel bir proje olduğu için, geleceği işaret eden bir isim kullanmak istedim.

Mamut’un ardından ne tür tepkiler aldın?

İnsanlar sanat eseri diye video oyun ile karşılaştıklarında şaşırdılar tabii. Sergi sırasında ve sonrasında verimli fikir alışverişleri oldu. Ziyaretçiler duvar yazımı mutlaka okudu. Bu en önemli noktaydı bence. Samimi olduğunuzu hissedince herkes fikrini çok rahat bir şekilde söylüyor. Tanıştığım birçok kişi ile arkadaş oldum, hatta mail üzerinden tartışmaya devam ediyoruz. Ne yaptığımı anlamada başkalarına ihtiyacım olduğunu düşünüyorum.

Game-Art gibi dijital sanat tekniklerinde hep bir sergilenme/satın alma sorusu akla geliyor. “Phole AI’ı almak istiyorum ama bunu nerede nasıl sergileyeceğimi bilemiyorum” tarzında bir yorum aldın mı mesela?

Evet, nedense bu konu hakkında çok fazla konuşuldu. Projenin çalışması için bir bilgisayara ihtiyaç duyması koleksiyoneri düşündüren bir unsur. Buna rağmen rağbet büyüktü.

Phole AI’ın ardından şu an üzerinde çalıştığın bir proje var mı?

Yeni bir oyun üzerinde çalışıyorum. Bu sefer daha aşina olunan oyunları referans alacağım. İmkan ve ortam bulmak önemli. Gelecekte benzer heyecanları paylaştığım insanlarla çalışıp, öğrenmeyi ve üretmeyi diliyorum.

 

Röportaj: Digi.logue