TR / EN
Broadway, tiyatro, sergi: 2017’DE DÜNYA SAHNELERİ

Broadway, tiyatro, sergi: 2017’DE DÜNYA SAHNELERİ

08 Haziran 2017

Güneşli bir bahar sezonunda öne çıkan oyunlara, müzikallere, sergi ve sahne performanslarına göz atıyoruz.

The Play that Goes Wrong
Mischief Tiyatro Grubu’na 2015’te En İyi Yeni Komedi alanında Olivier ödülü kazandıran taze prodüksiyon The Play that Goes Wrong, bu sezon orijinal kadrosuyla Broadway sahnesine taşınıyor. Oyun içerisinde oyun olarak şekillenen, Monty Python ve Buster Keaton gibi klasiklerden esintiler barındıran komedi, seyircisini her türlü tersliğe uğrayan bir yapıma misafir ediyor. Kadro, “The Murder at Haversham Manor” adlı gizemli bir cinayet hikâyesini sahnelemeye çalışırken, her hatayla çılgınlığa doğru adım atıyor. 2012’de açılışını yaptıktan sonra 2013’te West End’e çıkan, New York sahnesinde de Star Wars, Star Trek ve Lost gibi yapımlardan tanıdığımız ünlü yönetmen JJ Abrams’ın tiyatro çıkışını yapacağı oyun, Nisan’dan başlayarak yaz boyunca sahnede kalacak.

The Little Foxes


Lillian Hellman’ın klasik Amerikan dramı The Little Foxes, Tony ödüllü yönetmen Daniel Sullivan’ın gözünden yeniden Broadway yolunu tutuyor. Hellman’ın kaleminden 1900 yılında, kırsal Alabama’da yaşayan bir ailenin hırs, kar ve bireysellikten doğan iç çekişmesini ele alan oyun, bir yandan da bu dünyada kadınların yerini, iki eltinin birbirinden çok farklı akıbetlerine odaklanarak anlatıyor. Daha önce hem televizyona hem de beyaz perdeye uyarlanmış olan The Little Foxes, geçmiş sahne adaptasyonlarında, başrollerde Tallulah Bankhead, Bette Davis ve Elizabeth Taylor gibi isimleri ağırladı. Mart sonunda açılacak olan bu gergin ve dolgun yapım da her iki başrolünde dönüşümlü olarak deneyimli oyuncular Laura Linney (The Crucible, Sight Unseen, The Big C) ile Cynthia Nixon’a (Sex and the City, Rabbit Hole, Wit) yer verecek ve Haziran ayına kadar da seyirci karşısına çıkacak.

War Paint


Başrollerini Tony ödüllü Broadway efsaneleri Patti LuPone (Les Miserables, Sunset Boulevard, Sweeney Todd, Gypsy) ile Christine Ebersole’un (42nd Street, Dinner at Eight, Grey Gardens) paylaştığı War Paint, kozmetik endüstrisinin iki ikonu olan Helena Rubinstein ile Elizabeth Arden’ın arasındaki gerçek rekabeti konu alan modern bir müzikal. Grey Gardens’ın yaratıcıları ve Rent’in yönetmeni Michael Greif, Doug Wright, Scott Frankel ve Michael Korie takımının elinden çıkan oyun, 1930’larla 1960’lar arasında geçiyor ve kadınların iş dünyasındaki rolüyle güzellik anlayışımızı kökten değiştiren, hiç tanışmamış bu iki başarılı ismin paralel, zorlu ve yalnız hayatlarına ışık tutuyor. 2004’te yayınlanan aynı adlı kitap ve 2007 tarihli belgesel The Power & the Glory’yi baz alan müzikal, Chicago’da gerçekleştirdiği açılışından sonra, Nisan ayı itibariyle Broadway sahnesinde yerini aldı.

The Goat, or Who Is Sylvvia?


İlk olarak 2002 yılında Broadway’de görücüye çıkan, Edward Albee’nin sıradışı trajedisi The Goat, or Who Is Sylvia?, aynı yıl En İyi Oyun dalında Tony ve Drama Desk ödülü kazanmış, Pulitzer için de finalist olmuştu. Adının da atfettiği üzere, 50 yaşlarında, başarılı ve evli bir mimarın gönlünü bir keçiye kaptırmasıyla başlayan fabl, öne sürdüğü gülünçlüğü kullanarak toplum olarak açık fikirliliğimizin sınırlarını, ahlaki değerlerimizi sorgulamaya koyuluyor. Daha önceki uyarlamalarında Bill Pullman, Sally Field, Mercedes Ruehl, Jonathan Pryce ve Eddie Redmayne gibi isimleri sahnede toplayan oyun, bu sefer de sekiz yıl Londra’nın Royal Court Tiyatrosu’nun sanat yönetmenliğini yapmış Ian Rickson’ın yapımında Homeland ve Band of Brothers’dan tanıdığımız Damian Lewis’le geçtiğimiz sezon Broadway’deki The Crucible adaptasyonunda sahne alan, Tony ödüllü Sophie Okonedo’yu buluşturuyor. The Goat, or Who Is Sylvia? Haziran sonuna kadar West End’de tiyatro severleri bekliyor.

Here/Now Festivali
New York City Balesi’nin ilk defa düzenleyeceği Here/Now Festivali, dört hafta boyunca 22 farklı koreograftan 43 baleyle iki dünya prömiyerini 10 farklı programda bir araya toplayacak. NYCB’nin Balanchine ve Robbins sonrası döneminden, 1998’den bu yana sipariş verdiği 300 kadar çağdaş eserin arasından seçilerek hazırlanan bu özel programlar, otuz yıl boyunca topluluğun sahnede hayat verdiği yenilik ve çeşitliliği gözler önüne sermeyi hedefliyor. Dünya prömiyerini gerçekleştirecek olan iki bale de NYCB sahnesine hiç de yabancı olmayan koreograflar Justin Peck’le Alexei Ratmansky’den geliyor. Hazırlıkları iki yıl kadar süren ve topluluğun geniş repertuarını yeniden canlandıracak olan festival, 21 Mayıs’a kadar sürüyor.

David Hockney Retrospektifi
Pop art’ın önde gelen isimlerinden, 20. yüzyılın en önemli ve sevilen İngiliz sanatçıları arasında gösterilen David Hockney’nin altmış yıllık kariyerine ışık tutan bu retrospektif, Centre Pompidou ve MoMA işbirliğiyle Tate Britain’da. Resim, kolaj, teknik çizim, baskı, sahne tasarımı, fotoğraf ve video dahil birçok farklı ortamda çalışan, kariyeri boyunca yenilikleri ve teknolojiyi kucaklayan, hâlâ daha da üretmekte olan Hockney, California’ya taşındığı dönemde renklenen, somutlaşan stili ve özellikle Los Angeles şehriyle havuzlarını resmeden sade, dolaysız akrilik tablolarıyla dikkat çekmeye başlamıştı. Sanatçının öğrencilik dönemindeki çalışmalarıyla en çok tanınan eserleri ve son dönem denemelerini bir arada sunan, sanatçının hayatında yer etmiş karakterleri, sevgilileri, şehir ve coğrafyaları duvarlarında toplayan bu geniş koleksiyon, daha önce hiç sergilenmemiş işlere de yer veriyor. Tate’in tarihinde biletleri en hızlı satılan etkinlik olan, bir yandan ikonun 80. yaşını kutlayan sergi, Mayıs sonuna kadar görülebilir.

Yazı: Leyla Aksu